18 March 2012

0000000909

Bir kez daha ;

Benim sandığım hayatın,oysa bana emanet olduğunu anlamamı sağladı hayat…

Gecikmez zaten tembele çalışkan olması gerektiğini aşılamak için…...

Kendime en çok güvendiğim, tamam rayına giriyor dediğim an da bir bakmışsın suratıma sert bir darbe geliyor.

Sürekli ikmale kalan bir öğrenci gibi sınıfı hiç geçemeyeceğim galiba…

Güzel şeyler,umut dolu şeyler yazmak içimden gelmiyor…

Bugün blogger’lığı bir kenara bırakıyorum…

Hisliyim,
Düşünceliyim,
Kızgınım…

Kemoterapi Anneannemizin saçlarını sıfıra vurmasına sebep oldu…

Dakika 90 …

Tümör : 1 Biz : 0

Maç uzatmaya gider mi ?

I do not know.

Gerçekten I do not know…

Boneyle dolaşıyoruz.

Bu günümü empati günü ilan ettim sıfıra vurdum saçlarımı ve bonemizi taktım.

Bu gün sana ,yarın bana hayat…değil mi ?

Bir de hazır çeyrek depo mutluluğumuz varken bir hatıra fotoğrafı çekilelim dedik.

En iyi becerdiğimiz iş bu,

Yarınımız belli değil ne de olsa…

Son durum bildiriyorum;

Tümör akciğerlerimizde cirit atıyor… kemoterapiyle direniyoruz. Vitaminlerle besleniyoruz.

Ben dedim ,

Güzel şeyler,umut dolu şeyler yazmak içimden gelmiyor… diye…

Hüküm vermek istemiyorum ,zaten hüküm de saymayın …

ama ,

Yıkandıkça boydan daha kısa geliyor hayat …

16 March 2012

0000000908

"Bir erkek gerçek yüzünü gösterdiğinde,sevgilisinin gitme ya da kalma kararını verme vakti gelir. "

0000000907


Ayrılıklar sevdadandır...
Ben bilirim sevdalığı...

15 March 2012

0000000906


Ah ne yapsam, ne yapsam....

Kurtulabilsem...

Ne yapsam,

Gönlümü avutabilsem...


xyxinci aşkta yaşanan duygular ve o dönem yaşanan duyguların ifadesi şarkılar vardır hayatımızda...

best of tekme savrulmuş yıllardır...

best of kedere ve göz yaşına bulanmış yıllardır...

ilk emekleme,dizlerde düşmekten kabuk bağlamış yaraların vermiş olduğu acının yıllarıdır...

Sanki,,,,

Her aşkla,,,

Bir de o aşka çengellenip gelen şarkılara aşık oluruz...

Hangi yana kaçsanız peşinizde, bir bütün olmuş içinizdedir...

Nerde çalınırsa çalınsın ,

İçinizde ölmek bilmeyen duygularla dönersiniz o tarafa...


Zindana kapatılmış tümörlü aşk!!!...


Tek ölümsüz sizsiniz...


Bu akşam,, kendi best of kanayan yanlarıma mum yakıyorum...

best of " onlar olmadan yaşanmayan " damar gecesidir...

uzatın bardakları,,,

rakı ve buz benden...

0000000905

Ortada kalakalmış küçük bir çocuğum ben.

Hayat bir labirent...
Aşksa bir bulmaca.

Tek başıma olmuyor, denedim. Nereye gideceğim muamma.

Sebebini de bilmiyorum.

Hayatın akışı içinde kaybolmuş küçük bir çocuğum ben. Korkuyorum ama belli etmiyorum. Bir çözüm bulamamak koyuyor en çok. Bu kadar takmamam gerek biliyorum. Tadını çıkarmam gerek sadece.

Ağır ol, yavaşla.

Kalbim yerinden çıkacak yoksa.

Kaldıramıyorum çünkü artık.

Olmadığım biri gibi davranmak çok zor. Aptallık ettim, sevgimi tükettim. Bir türlü elimdekiyle yetinmeyi öğrenemedim.

Ortada kalakalmış küçük bir çocuğum ben...

Hayat bir labirent...
Aşksa bir bulmaca

Tek başıma olmuyor, denedim. Nereye gideceğim muamma.

Sebebini de bilmiyorum...

13 March 2012

0000000904

O kadar uzaktık ki ! ...

Adlarımız,,,,

kelime küpünde bile,

Bir araya gelmezdi hiç...

Dokun...bak.

Yüreğim bugün İstanbul kadar soğuk.

12 March 2012

0000000903

Mutluluk anlarımı bıçak gibi kesip beni mutsuzluğa iten durumların ortasına çizik atıp işaretlemeyi çok istiyorum. Ve baktıkça hep o çiziği hatırlayıp dersler çıkarmak, bak şu çizgi de bu olmuştu diyebilmek ...

Hatta o an ki durumun içinde olan tüm insan,madde vb şeyleri bir neşter ile kürtaj etmek istiyorum. O an içinde bulunduğum ortamda, kendimi diğerlerine göre tümörlü bir hasta gibi görmek, hangi duygunun ezikliği olsa gerek...

10 March 2012

0000000902

Bir şarkı beğendim...

Güzel güzel mırıldanıyordum.

Beyhude çıktı...

Başka alem yok !!!

Asi rock müziği yaptı yapacağını .

Oysa ben kendimi nasılda inandırmıştım.

Öldüğümde gözlerimi başka aleme açacağım ,başka biri olacağım diye...

Sanırım en büyük hayal kırıklığı bu olur > du < bir kul için...

Dünyanın altının da üstününde bir rüya olduğu...

Safsata...Ancak şarkılarda olur...

İnanmak istemiyorum asi > < rock parçalarına...

İsyan var ...

Kendi ezilmişliğinin ,hor görülmüşlüğünün ,itilmişliğinin intikamı bu sözler...

Bu günü kaybeden ,yarına bir gelecek kuramaz ,,,

İnanmak istemiyorum.

Gözlerimi temelli bir karanlığa kapatacağıma...

07 March 2012

0000000901

Düşlerime ne zaman sıkı sıkıya tutunsam, şöför indiriyor her seferinde "geldik buraya kadar " diyerek...

0000000900

Annemi özledim...

Diyordum ya 898 de...

Sözümü geri alıyorum.

Uğradım iş çıkışı...

Bana kendisine olan borçlarımı hatırlatınca özlemediğimi anladım ...

Ailemle hiç bir zaman ense tokat göte parmak olamassın...

Hep bir ciddiyet,hep bir ciddiyet...

Böyle gelmiş böyle gidiyor...Sanırsın ki kanuninin soyu....

Alışverişlerde hep bir ciddiyet söz konusu haliyle ...

-Anne 10 bine sıkıştım.Verir misin bir miktar ?...

Tabi oğlum ne demekten önce vade koyulur...

-Ne zaman verebileceksin ?

-En kısa zamanda...

-Olmaz.Yok para.Babana sor.

-Tamam önümüzdeki hafta öderim.

-Sabah yollarım hesabına.

Unutursan kazayla banka sms leri gibi hatırlatmasını bilir...

Gerçi vade de kolaylık gösterir eğer keyfi yerindeyse.

Ama ödemessen bir daha öldürseler vermez.

***** ****** ******

Para için geldiği mi düşünmesi ve borçlarımı hatırlatması biraz düşürdü modumu...

Oysa 898 i okuyup özlediğimi ve gerçekten onun için geldiğimi bilse utanır elbet.

Ama her şeyi açıklayamassın insanlara... Açıklarsan anmalı kalmaz.

Bilginin ve açıklamanın önemsiz olduğu bir an..

Hata bende biraz da ...

Borçlarını unutmayacaksın !

Neyse,

Profiterol almış. Yedik afiyetle. Tek tatlı tarafı buydu ziyaretin.

***** ***** ******

Hayat öyle anlarda,

Hiçbir yer de bulamayacağın tad da ve ekşilikte olabilir arasıra...

İçten içe kan ağlıyorken, bir yandan tatlı kaşıklamak insanı " BULUNDUĞU ORTAMDA YABANCILAŞTIRABİLİR "

Bi işim çıktı gitmem gerekiyor da diyemessin şimdi...

Geliş maksadınla örtüşmez bu tavır...

Mutluyu oynamak ne saçma değil mi böyle zamanlarda ?

Aklınızda tutun demiştim 898 deki paradoks konusuna çıktı mevzu...

dokuz sekizlik bir şarkı bile modumu YÜKSELTEMEZ ...

***** ***** *****

Şimdi gelde bu kadının kadınlar gününü kutla :)

0000000899

Hissiyatımın kölesiyim...

Patron O ...

Ben onun kölesi gibiyim...

Ve yakalayabilsem her an ve nakledebilsem sürekli bir düşünce okuyan daktilo gibi.Çok derin olacak kesin . Ama nadiren düşündüğümü yazmayı yakalayabiliyorum.

Kişiliğimin disiplinine hayranım.

Hiç bir zaman hissiyatımın döngüsünden uzaklaşmadı...

Bu bağlılık ben de olsa, belki de çoktan mutluluk erdemi trenine binmiş olurdum...

0000000898

Stüdyodan yayılan o mistik havaya sokucu müziğin sesi kısıldı yine .Oysa kendimi adapte etmeye çalışıyorum ve kendimi iyi hissetmeyen ruhumla kapışma içerisinde olan bünyem hala sabah sersemliğini üzerinden atamıyor.

Horoz sesini özledim....
Sokak gürültüsü yoruyor...

Annemi özledim...
Karakterimi güçlendiren sözlerini,bana dans öğreten çabasını,Ergenliğe girerken kız arkadaş edinmem için vermiş olduğu taktikleri...

Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratmasıdır.Bu bilgiyi aklınızın bir köşesinde tutun.İçi boş cümlelerimin arasına faydalı birer muhteviyat olsun...

İnsanın sevişmeden yorgun uyandığı da oluyormuş...

Yoksa arabanın koltuğu mu sırt ağrısı çektiriyor bana...

Trafik kurumu bana şaka yapmak istemiş bugün...

Otoparkta duran aracıma ceza kesmişler :)

Sanırım bunu Mehmet ALİ ye ya da ALİ KIRCA ya yazmam gerek...

Sanırım memurun kayış koparttıp can sıkıntısından sıradan plakalara geçirmesi olmuş...

İntikam mı almak istedi acaba pahalı arabalardan...

Kesin karısıyla sorunu vardır...Sevişemiyorlardır uzun zamandır...

***** ***** ******

Öğlen olmuş canım hiç bir şey istemiyor...

Kendimi kalıp gibi hissediyorum.

İnsanlar koşturuyorlar,çalışıyorlar meşgaleleri var ne güzel...

İşi oturup düşünmek olanların işi gerçekten zor ...

***** ****** ******

Hava güzel...

Acaba ki mi arasam ?

Benimle deniz havası alacak kim olur ki ? Bu saatte...

Aylak adam yok ki benim gibi...

***** ****** *******

Dışardan bakıldığında hiç anlaşılamayacak bir çöpçü kılığındaki anştayn gibiyim...

Ben söylemiyorum ...

Ruhum söylüyor...

06 March 2012

0000000897

"En sevgili yüzün bile zamanla anılardan silinmesi ne tuhaf. En çok gözlerini hatırlıyorum......göz bebeklerindeki muzip gülümsemeyi ve ağzının kenarının......dudaklarımda bıraktığı o yumuşak hissi."

0000000896

Yazılarımın bir kısmı edepsize uygun içerik sunar...

01 March 2012

0000000895

Bir rüzgar esti...

İçinde aşk vardı.

Tarif edilmez duygularday ım/dım/ken ....

İçinde kendinizle alakalı bir şeyler bulacağınız üç fotiden oluşan resitalimi geçtim...

Körsırı aşağıya çekin bakın...

İçimdeki diğer ben ,bugün eski arşivleri açtı...

Değersiz bulanlar var...Beni tanımayanlar var...

Foti çekeceksen içinde biraz duygu barınacak dedim kendime...

Ya da iliştirince yarım kelime anlayana kafi olmalı sözler.

Yine beylik laflar edeceğim...
Anlayana yarım kelime sözler...Yakında kitapçılarda olacak...





""Göz beğenir...

Kalp anlamlaştırır...""

Seven kalbe iki kelime yeter...

Yalnızlık mı ?

İstedikten sonra iki adımda geçersin...






Bir eleştiri aldım...

Değersiz olduğuma dair...

ELEŞTİREN değilde,

Eleştiri değerliydi benim için .o YÜZDEN üzüldüm.

Ağladım çocuk gibi...

Sonra baktım yansıttığım aksime ayna da...

Çokta sevimli durmuyorum...

Oturup kahrımdan bir kere daha ağladım...

Ağla...dedi.

Ağlamak,rahatlatır dedi bir melek başımı kanadıyla okşayarak...

Sonra aldırma...

İçine çek onu hava diye...

Unutursun ...

İçime çektim .

Unuttum.

Sonra onu buldum içimde...

Bir de baktım yara imiş...

Eski bir aşk imiş...

0000000894

İçimde her gün ölen umutlar varken,,,,,
Kelebekle aşk olmaz...

0000000893

Bazen sorarım kendime ?!!!...

Toprak yerine,

Denize mi karışmalı küllerim.

0000000892


Dalgalarla konuşurum ben...

Onlarla oyun oynar taş sektiririm...

Denizi olmayan bir şehir mi ?

Hadım edilmiş bir aşk gibidir...

Ben ki !

İçinde yalnızca AŞK ı barındıran adam...

Dalganın kumsala aşkı gibi

Birbirine kökten bağlıyımdır...

29 February 2012

0000000891

Oturup sabaha kadar Fringe izleyesim var.

Sabahta akşama kadar yatasım var...

Tatil anlayışım bu benim...

Hiçbir şeyle uğraşmadan takılmak...

0000000890

Şubat sana da güle güle ...

28 February 2012

0000000889

İdda atıyorum ortaya : Neden Erkekler tek eşli olamıyor ? Her seferinde kendi bedenini farklı şekilde sunmasını beceren kadınla evlenebilirim !

0000000888

Bazen zihnim akıl almaz bir şekilde ön de gidiyor.

Bu şaşırtıcı durumum bazen insanların tuhafına gidiyor.

Zihnim o anı daha önce tatbik etmiş bir flashback gibi çakıyor.Ya da şöyle anlatayım google gibi bir harfi yazınca sana seçeceğin sorguları çıkarıp önüne seriyor ya ben de karşımda konuşanın 3 dört kelimesinden sonra konuyu anlayıp konuşmayı bir noktadan sonra anlatanı saf dışı ederek kendime çeviriyorum.

Bu anlatanı kötü duruma da sokuyor.Vay nerden anladın muhabbetine de getirebiliyor...

Ama ,

Sabırsızım ya ,ondan tahammül edip cümlenin sonuna kadar bekleyemiyorum.Bir de yarım saatte konuşan insanları zaman törpüsü olarak görüyorum.

Daha da tahammülsüzleşiyorum.

Konuşmanın belirli bir ritmi olmalı...

Dinleyene konuyu anlayacağı şekilde kısa ve öz sunabilmeli insan...

***** ***** *****

Saat 22:22

kim beni düşünüyorsa ben de onu düşünüyorum :)

Böyle bir manyak tantra dolaşıyordu ortalıkta bir zamanlar...

Saatin aynı olduğu dilimlerde kimi düşünürsen o da seni düşünürmüş.

Twiter da ve frendfeed de bir zamanlar yaygındı...

Twiterımda yok frendfeedim de ...

Jenerik twitler atacak,gündeme oturacak kadar önemli biri değilim ki ! ?

Hayranlarım varsa da yorgan altında buluşuyoruz genellikle :)))

En yaygın ve güncel takip aracı blogger...

Kim ne derse desin...

0000000887

Şıklar ne olursa olsun ,sen hep çözülmeyi bekleyen soru olarak kal ...

0000000886

Çay içmesini sevmem pek ama içmeye zorunda bırakılmışsam .

Zorunda bırakılmışsam evet.

Yani zorlamayla içince, rakı gibi yudum yudum içiyorum ...

Ben bir içerken ,diğerleri be5 içer... O kadar yavaş ve isteksizce.Şükür kulplu çay bardakları çıktı elim yanmıyor.

Düşünceliyim bu akşam...

Çayın yanında düşünce iyi gider...

Kendime sürekli bir konuş on dinle felsefesini manifesto edinmeye çalışsamda. Dinlemeye meyilli biri olunca karşımda gevezenin teki olabiliyorum.

Yazma söz konusu olunca ve gerçekten müsaitsem 10 yaz bir dur manifestomdur.

Düşünceliyim dedim de ...

Düşüncem; sağlığını kaybeden yakınlarımdan kaynaklanıyor...

Onlarla beraber beni de haliyle bir huzursuzluk kaplıyor.

Etrafta mutsuz,sağlıksız yakınlar olunca haliyle biraz kendine çeki düzen vermen gerekiyor. Ne kadar günaha/boka saplanan biri olsam da genel mizaç olarak etrafımdakilere good human olmaları için sürekli telkin/tavsiye pompalarım.

Sigara/içki /kumar /fuhuş ...

Beden ve ruh sağlığını bozan ne kadar illet varsa uzak durmalarını anlatırım.

Ama orospu evlatları dinlemezler nedense...

Sigara içen bir yakınıma,bir kaç sene önce sigarayı bıraktırdık...

Bu yıl akciğer kanseri oldu.

Güler misin ? Ağlar mısın ?

Şimdi onunla ilgileniyoruz.

Düşüncem bundan...

Etrafta ölüm kol geziyorken fazla göze batmamak gerekiyor.

İnsanı 360 derece değiştiren yegane korku ölüm korkusu...

Kötüyü bile iki dakika da adam eder.Yeterki başına bir müsibet gelsin...

İnsan olmak lazım,

Adam olmak...

Sonra,

SİGARA İÇMEMEK lazım...

KUMAR OYNAMAMAK....

KARI KIZA DADANMAMAK sonra...

İşte yaşayabildiğin kadar mazbut yaşamak lazım...

***** ***** *****

Düşünceliyim...

Biraz cahil, biraz akıllıyım bu gece...

Özetle,

Koyun can,kasap et...

ben de blog derdinde...

27 February 2012

0000000885

Close the door.
Lay down upon the floor.
And by candlelight make love to me through the night.

Because I have fallen in love with you.
I'm never gonna stop falling in love with you.

26 February 2012

0000000884

Şimdi,,,,

Tekrar başladığımız yerdeyiz...

Bana,

Özgürlüğünü istediğini söylüyorsun.

Ben kimim ki ! Seni baskı altında tutayım...

Doğru olan şey ,hissettiğin gibi olmak.

Ama,,

Dikkatlice dinle kendini. Yalnızlığının sesini...

Gök gürlemesi sadece yağmur yağdığında duyulur...

Oyuncular sadece sen oynadığında seni severler...

Kadınlar hayatıma ...gelecekler ve gidecekler...

Yağmur seni ıslattığında ve arındırdığında anlayacaksın.

Şimdi berrak hayallerle yeniden buradayım.

Bazen hayallerimi başa sarmak istesemde,hayallerimi kendime saklıyorum.

Sahi ?

Hiç hayallerin oldu mu satmak istediğin ?

Tıpkı bir kalp atışı gibi seni deli eden ,yalnızlık hayalleri oldu mu ?

***** ***** *****

Gök gürlemesi sadece yağmur yağdığında duyulur...

Oyuncular sadece sen oynadığında seni severler...

Kadınlar hayatıma ...gelecekler ve gidecekler...

Yağmur seni ıslattığında ve arındırdığında anlayacaksın.

0000000883

Aşk ,evleninceye kadar düzelmeyen bir görme kusurudur...

0000000882

Ne yazmam gerektiğini düşünmedim.

Nasıl bir cümleyle giriş yapmalıyım diye.Uzun uzun vaktim olmadı.

Işıkları söndürüp,ekranın beynime ve klavyeye vuran ışığıyla yetiniyorum.

Yazıyorum.

Fizy den Kulağıma Halil Sezai fısıldıyor. "fırtına"

Bugün Cihangirde yemek yerken.

Güneşin sıcaklığı hanımların içini ısıttığını farkettim.

Hanımlar çeşit çeşit, rengarenk...ilgi alanım.

Cıvıldaşıyorlardı arı gibi vızır vızır...

Burnuma baharın kokuları geliyordu...

İçime çektim buram buram ikindinin esintisini.

Uzaktan klisenin çanı çalıyordu zamansız.

Editörüme gelen mesajları karıştırdım.

Eleştirirken ne kadar rahatız değil mi ? Bazen de samimi .Bazende acımasız.Bazende kıskanç.

Yıllardır şuraya yazdığım satırlar...

Hayatımın birer yansıması...

Girenlere,çıkanlara dair ne varsa hep bir hatıra.

Ne zaman tükenirim bilmem.

Saklanarak yazmak ve bunu yıllardır büyük bir istikrarla yapıyor olmak...

Ne kadar meşekkatli gözüküyor.

Yalan dünya...diyesim var...

Hatta bir kaç dörtlük besteleyip mırıldanasım var.

Bakalım...

Belki de ??

Yine ters köşe yapıyor olabilirim.

Bugün gözüme güzel gözükenleri baba, oğul, kutsal ruh adına kutsadım.

Tanrı kesildim yazgıma küfredip.

Derdim nedir bilemedim.

Zaten filozoflarda anlamadı ki beni sen anlayasın...

Oku gitsin ...

Hatta arkamdan bir maşrapa su dök tam olsun.

0000000881

Resimli bloglara gönderme :)

Modadan anlamam gerçekten :)

Panduf : Defonseca / İtaly

Çorap : Paciotti

Jean : Mavi

Pc : Sony Vaio

Not: Bu işi seversem korkun benden

0000000880

0000000872 nolu postuma gelen yorumlar hiç dinmiyor :)

Sevgilim; aşk'ın en büyük düşmanının zihinsel gerginlik ve stres olduğunu belirtir her seferinde.

Yoganın evliliğe giden yol da sorunları aşmayı sağlayan etkili yöntem olduğunu savunur.

Koca bir siktir çekerim her seferinde.

Tartışmalarımızın çoğu hep böyle sidik yarışımızdan,birbirimize fikirlerimizi kabul ettirmeye çalışmamızdan çıkar.

En büyük yoga seksten sonraki sessiz sessiz düşünme anıdır derim ben.

Gülüşürüz kavga biter :))

Bazen eve girdiğimde ev de bir avuç kadın, afrikadaki kadınlar gibi bağdaş kurmuş mistik hava uyandırıp tiki tiki takıldıklarını görürüm...

Kadınlar erkekleri yontmayı kendilerine bir vazife edinirler...

Giyimlerini değiştirirler,yemelerine karışırlar,konuşmalarına karışırlar ......

Bu 14 Şubat benim yontulma günümdü :)

Cihangirde bir yoga evinde Çiftler yogasına katıldık.

Ben çok eşlilik yasal olsunu savunan biriyim...

Yemesemde masamda her türlü garnütür olsun isterim...

Düşünün çektiğim ızdırabı...

Gittik o gece ...

İçerisi kalabalıktı.

Ben diken üstündeyim.

Öğle yemeğini yarım ekmek dönerle geçiştirip akşam yemeğinde şampanya ve aparatifler yiyen insanların içinde kendimi pek bir yabancı hissettim.

Ama bir yandan da filmin sonunu "napcaz acaba diye " acayip merak ediyorum...

Aparatifler,şampanyalar ,mistik şarkılar... derken...

Yoga danışmanı elinde şampanya kadehiyle aldı sazı eline başladı bizi bilgilendirmeye...

Kısa başlıklar şunlardı ;

-Yoganın enerjisiyle güç bul ...
-Örnekler ; Yogayla birbirine yeniden aşık olan çiftler...
-Yogayla evlilikteki sorunları aşmak...
-Bla bla bla.

Oturduk yoga yaptık...

Sorunlarımızı konustuk...

Hep köşeye kıstırıldım. Baskı yedim.Eziklendim :)

Ne zamana kadar böyle yaşayacağız ? Sorusu gelene kadar çok eziktim valla :)

Ama her zaman kontrolü ele alma zamanı vardır....

Suskun ve dişsiz timsah birden kükreyen aslan oldu :)

Aldım sazı elime ....

Aynı AHMET ALTAN vari bir giriş yaptım.

Aşk bir görme kusurudur !

Evlenince o kusur düzeliyor, o yüzden çiftlerin birbirine olan sevgileri bitiyor.

Bak ! Aliye ...Veliye ...Ayşeyee

Ben seninle şaşı olmak istiyorum.

Gözüm hiç düzelmesin istiyorum.

***** ****** ******

O konuşmalarımdan roman yazılırdı ahhh ahhh...

Yoga iyi geldi valla ...

...diye düşünüyordum faturada 400 $ görünce fikrim değişti.

Olsun,

Bir dahaki 14 Şubat'a kadar freeeyim...en azından.

25 February 2012

0000000879

Boğaziçi okuyanlar bilir ...

Arka bahçe cafeyi.

Yer minderleri ,yerde yakılan mumları ,sarmaş dolaş sevgilileri...

Bazen bir neden arıyorum hatırlamak için herşeyi.

Hani eski mutlu mesut günleri...

İki adımda geçiyor günler. Eskilere dair ne varsa silip süpürüyor...

Arka bahçede olmak isterdim...

Kollarımda kim olduğu önemli değil,

Uzanmak isterdim mindere ...çalan parçalara eşlik ederek...

Soft mum ışığında yayılan sigara dumanın gökteki uçak gibi bıraktığı ize bakarak...

Neden arıyorum...

Kendimi mutlu edecek...

24 February 2012

0000000878

Kendimi yenilediğim bir gün varsa o da Cuma geceleri olduğunu düşünüyorum. Hayatımın bir kesitine şöyle filtır koyup süzdüğümde, beni kendime getiren,arındıran,yeni kararlar aldırıp stresi derdi tasayı bir kenara bıraktıran hissiyatı, gökten zembirle inen bir vahiy gibi hep Cuma geceleri hissettiğimi anlıyorum.

Cumartesiye uyandığımda vaftiz edilmiş,kutsanmış kadar kendimi temiz ve saf hissediyorum.

Değişik bir psikoloji...bende/ki.

Aslında bazı günler hayatımı beğenmeyip farklı bir insan olarak dünyaya gelmiş olmayı da dileyen bir kul görünümü çizebiliyorum.

Bu iç bunalım dehlizlerinde boğulmamak, cambaz meziyeti gerektiriyor...

Hayat orospuysa ben de orospuyum !!!....

Ayak uydurma adına böyle beylik laflar ederim bazen...

Aslında sıçtığım boktan farkım yoktur. Faydasızım.

Faydalı bir toprağa gömmüyorsan kendini, senden ne köy olur ne kasaba...

Fayda/ kar realizasyonu ve matematiksel hesaplamalarda yapsan hayatta.

Yine ters düzsün.

Değişen bir şey yok... olmuyor...

Hayatta edindiğim çabalar,elde ettiğim sertifikalar ,geldiğim makamlar nafile ...

Bunlar dolan boşalan bir tüfeğin süngüsü gibi...

Mekanizmayı çekiyorsun dolduruyorsun sonra tetiğe basınca boşalıyor tekrar dolduruyorsun.

Cumalarda böyle işte...

Tüm kirlenmişliğin içinde sağ klik yapıp kendini yeni klasöre atıyorsun.

***** ***** ***** *****

Oray E. ile oturduk kahve içtik akşam üstü. İbnenin tekidir tanırsınız. Okursa bu edebi yanlarımın ondan bulaştığını söyler şimdi amcık ağzıyla.

Similya mı öpsün :)

İngilizce ,Almanca,Fransızcama bir de lubunyacayı ekledim bunla geze geze :)

Similya = Çük demek.

Bu günkü halimi bana sorarsanız ,,,

Belden aşağısı izinli olduğu için hükümdarlığı kalp ve beyin paylaşıyor ...

Uzun süre çalışmayan beynim böyle,,,,,,

Runtime Erorr veriyor haliyle.

Ama edebi/edepsiz yanlarımı sevenlerde oluyor.

Birazdan gece klübünde sotelenirken muhakkak unutacağım bu hissiyatları...

Hall fokurdamaya başlamıştır ufaktan ufaktan...

Selam sana ey Roma, Sezar geliyor deme vakti :)

Yarın başka hissiyatta görüşmek üzere.

23 February 2012

0000000877

Bir önceki postun flash forward'ı :)

****** ****** *******
-Çok kısa sürdü be
-Kebaptandır ya da uzun süre yapmamaktan olabilir. Yalannnnnn :)
-Kaç defa dedim kendime dolu tabancayla kaygan zeminde fren yapma diye.

fifti fifti de ki tümörlü oyuncu geldi aklıma.
kadın kucağında inip kalkarken omurgasında ki kanser canını acıttığı için kızı kucağından itiyordu.Ben genelde boşalıcaksam itiyorum .

Bir boşalma anında erken bitmesin diye ex sevgilimi aklıma getirdim.Beni terkettiği için daha fazla hırslanıp daha erken boşaldım.

Bir kadın doktor arkadaşıma açtım konuyu .Muayene haneme gel bakalım dedi :)

Sırf taşaklarımı elleyecek ümidiyle gittim.

Radyo anteni gibi bir metalle taşaklarımı kontrol etti.

Ne kadar süre de boşaldığımı sordu. Bazen 15 dk, bazen 35 dk dedim .

35 dk sürüyor mu ? gerçekten diye bir hımmm yaptı :)

Sen normalsin dedi konu kapandı :)

Ulan boşuna kafaya takıyormuşum mereti.

Temas etmeden boşalıyorsan sorun var demektir dedi.

Kendime geldim.Gururla dolaşıyorum ortalıkta :)

Çük damlasıyım işte...Mırıldanayım biraz.

casti for mi

hidding se god byee

may baybi şut mi davn :)

0000000876

Bi sevişip geliyorum :))

17 February 2012

0000000875

Hüküm giyecekse bir insan,aşktan giymeli...

Plakası aşk olan böyle hisseder...

diyor aşk-a ziyan olmaya meraklı insan evladı.

Yüzyılın en gözde bekarına verilecek bir tavsiye "Kodesi (evlenince) boylayınca görürsün anyayı konyayı " demek oluyor.

Dil pabuç olan insan evladı da geri kalmıyor haliyle...

"Allah sana benim mürüvetimi göstersin " :)) diyor...

Allah seni gerdekte inim inim inletsin emi :))

Töbe estağfurullah.
Allahım affet.

16 February 2012

0000000874

Hindistanda 2012 de vizyona girecek 3 adlı tamil filminin müziğine hasta oldum.Fizy açıp biraz müzik dinleyeyim dediğimde karşıma çıkan yenilenmiş fizy de hasta oldum. " why this kolaverdi" Fizy girip sayfayı bir kaç kere yenilediğinizde bir kaç şarkıyla lansman yapılıyor.Bunlardan biri de why this kolaverdi.Hoşuma gitti.Arka plandaki hintli güzel kız da gözümden kaçmadı bu arada :)

Way dis hera peri hera peri hera peri jiii :)

0000000873

Bugün fotoğrafçılar gülüşüyorlardı.

Üzerine girdim.

Hayırdım dedim.

Angelicayı gösterdiler. Yeni bir kelime öğrettik dediler...

Bi puştluk olduğunu anladım haliyle. Ama dayanamayıp , Angelica ya dönüp

"What did you learn today, Turkish"

Bu göte bülbül öte dedi :)

***** ***** ******

Taş gibi götü var. Şöyle sarssan bıngıl bıngıl sallanıyor.

Çamaşır çekimlerimiz vs diğer moda çekimlerinin mankeni.

Metroya her bindiğinde elliyorlarmış :) Bugün bizim çocuklara anlatıp neden yapıyorlar demiş.

Bizimkiler de " O göte bülbül öte " yi öğretmişler :)

Götün güzel ondan demek yerine özet geçmişler .

Angelica yeni bir türkçe kelime öğrenince,karşısına çıkan her türke o kelimeyi söyleme huyu var :)

Önüne gelene O töte bulbül öte diyormuş.

Neyse müdehale ettik.

Her öğrendiği kelimeyi gelip bana onaylatma kararı aldı :))))

14 February 2012

0000000872

Sevgililer günü için çiftler yogası partisine davetliymişim :) Dur bakalım ne filmler dönecek ?

12 February 2012

0000000871

Etrafımdaki kadınlardan türlü yapıp yiyesim var...

Hepsi ayrı birer vaka olarak incelenmeyi hakediyor. Hani prof olsam hepsi hakkında tez yazarım ama şimdi gecenin bir saati tez yazılmaz.

Eski msn çılgını günlerime dejavu yaşıyorum.

Her akşam ayrı bir keys yaşanıyor.

Keys ; ( durum anlamında kullandım,muhetemelen götümden uydurdum aramayın google da nedir diye. )

Bu gecenin içten yanmalısı Boğaziçili zeki bir hatun. freelance takılıyor ve EQ su yüksek-miş

Sezgisel olarak zeki ve sentezci.Beni de sentezledi.Yazının sonunda değineceğim.

Kendi zevklerine bir süre pranga vurmuş ve kelepçelemiş.

Kelepçe olayına ergenliğinden beri aşikar bu arada.Hani etkilemek için bu numaralar bayat gelir yapmak isteseniz.

Bir süre sevişemeyecek olmasının altında yatan iyi niyet erkeğin göz estetiğini bozmamak üzerine inşa edilmişi konuştuk. Ben kadınsal sorunları olabileceğini düşünürken,

Dışarıya duyarlı,kendine mazoşist bir görüntü çizdi.

Kilolu olduğu için sevişmeye ara vermiş :)

Çılgın kadın işte.Saygılı,duyarlı. Zevkinden önce görüntüsüyle bedensel kirlilik oluşturmak istemiyor. Seviştiği adam,bir daha sevişsin istiyor.Bayatlamasın istek diyor.

Ama rüyalarında da işi bitirmekten geri kalmıyor.

Sohbet ettik uzun uzun. Arada sosisli yedik filan..

Donjuanım ya.Kadın ruhundan anlıyorum ya.

Beni iyi insan olarak tasvir etti gider ayak.

Hani media playerda Pink Martini çalmasa götüm tavan yapardı.

Duygusalım bu aralar.Bazıları gibi bloğa hareketli şarkılar ekleyip göt kıvırtamam. Zaten Whitney de gitti. Uzun yıllardır dertleştiğim kankamla bir anlık gafletle seviştik. Üstelik üzerimde prezarvatifte yoktu üstüne boşalmak zorunda kaldım kadının :( Yarın nasıl gel kahve içelim diyeceğim.

Ne boktan bir hafta sonu oldu böyle ...

Şimdi iyi insanmıyım gerçekten ?

0000000870

PİNK MARTİNİ yi seviyorum...

City of night dinliyorum... Pink dinlemek için Tıklarsınız.

Dingin moda aldım bünyeyi...

Ah pink müzikleri...

Sevişirken ,yemek yerken herşeye çok uygun değil mi ?

Ama siz bu şarkıyı yemek yerken alın derim :)

Sevişirken Pink Martininin bu şarkısını kullanabilirsiniz.

Kaldı mı ki ? sevişirken müzik açan :)

Lise dönemlerinde yapardık bu taktikleri.

Komşular duymasın diye içeride olanları :))) hahahahahaa

Zaten müziğin yarısı kızı iknayla geçerdi.

Aslında ben NLP uzmanı olmalıyım.İkna yeteneğim iyidir :)

Lisede başarılıydım ...

Yalvara yalvara :)

Aşındırmadığım külot kalmamıştı...

Kapatayım ben en iyisi ya.

PİNK MARTİNİ sen nelere kadirsin :)

Neler yazdırtıyorsun bana ...

0000000869

Whitney Houston is Dead :(
God will forgive their sins...

Bizim "Kerim Tekin" öldüğünde de çok üzülmüştüm.
Dur dinle,karagözlüm gitme....
Zerrin gibi salya sümük ağlayasım var.

Bütün havamı bozdu bu haber.

0000000868

Öyle şehvetliydi ki !

Ellerimin geceliğinin altından kalçalarını kavrışı...

Kasıklarımızın çıkardığı sese ritim uydurmak sonra...

Göbeğinin terini alnımla silmek...

Çekiştire,çekiştire ısınmaya çalıştığımız battaniyenin altında defalarca sevişmeyi beklemek...

0000000867

Kendini büyüdün sanıyorsun ama;

Saftirik seni...

Yaptığın iyilikleri ulu orta yazmayacaksın.

Bir elinin yaptığını diğer elin bilmeyecek.

Uyanık ol biraz.

08 February 2012

0000000866

Bu blogun gerçek sahibi okuyucudur her zaman. Pofpoflamak geldi içimden :) Elit tabakadır benim okuyucum elit :)

0000000865

üzüm olmadan dalda kuruyan bir korudur bazı kadınlar.Sulamak istersin ,sulatmazlar.Sonra kurur karıncalara yem olurlar :)

0000000864

Kadınlara karşı hiçbir zaman çok açık sözlülükle ayıp edecek kadar nezaketi elden bırakmam.Kinayeli konusurum en yakınımdakine çünkü pastanın çoğu ona aittir başkaları sadece parmak banabilir.

05 February 2012

0000000863

Sesi kısık izlediğim program O ses miş...

Hadiseyi gördüm kendime geldim :)

Hadise yazıp 2950 ye mesaj yolluyorum :))

Acaba bana gelir mi ?

Hadise gel bana ,bana gel hadise :))

0000000862

Bugün yaşlanıyor olduğumu bir kere daha anladım :(

Bugün pc kucağımda uyuya kalmışım.

Gözümü açtığımda sersem gibi olup pc nasıl bıraktıysam yatağa atmışım kendimi.

18:00 - 20.30 arası tam 2,5 saat kestirmişim.

Bazı uykular insanı dingin ve zımba gibi hissettirir.Ben tam aksi kendimi çok kötü hissederek uyandım.Tv de açık kalmış üstelik.

Reader'ımda blog gönderileri fazlalaştığı için tek tek blogları gezinip duruyorum.Sersem dolaştığımda bazı yazılanları ,çizilenleri de saçma buluyorum haliyle.Ama bu saygı duymadığım anlamına gelmemeli.

Bugün önemli konumda olan arkadaşlarımla bir aradaydım.Konu spor salonlarından açılınca aramızda itilaf doğdu.Ben günümüzde spora giden kadınların spor için değilde sosyalleşmek ve çevre edinmek için gittiklerini savununca kıyamet koptu.

Sonra tartışmanın ortasında içimden kendime siktir et ya bu konuları ne diye gereksiz mulahazalarda bulunuyorsun diye kendime kızdım.

Siktir ettim açmayacağım konuyu.

Hala sersemim ,kaçta yatarım bilmiyorum.

Tv de beyaz ceketli,siyah pantalonlu bir genç şarkı söylüyor.Ses kapalıyken yapılan jest ve mimiklerde haliyle bana çok saçma geliyor.

Seyretmem gereken 12 adet film beni bekliyor.

Şöyle bir baktım klasöre birikmiş.

Sanırım " Seeking Justice" izleyeceğim.

Konusu beni meraklandırdı.

Hala sersemim köşeme çekilip film izlesem iyi olcak.

0000000861

Kadın- Benimle bir şey mi konuşmak istemiştin ?

Erkek- Evet açık olmak istiyorum.Karışıklığa mahal vermek istemiyorum.

Kadın- Dün gece olanları kimseye söylemem.

Erkek- Aramızda kalırsa harika olur.İnsanları bilirsin.

Kadın- Evet.

Kadın- Bir stajyerle yatmış olman epey kötü görünür, değil mi?

Erkek- Durum öyle değil.

Erkek- "Sarhoş oldum ve bunlar oldu." durumu değil. Senden hoşlanıyorum.Yalnızca beklentiye kapılmanı istemiyorum.

Kadın- Bir şey söylemek zorunda değilsin.

Erkek- Peki.Çapkın olduğumu düşünmeni istemem.

Kadın- Çapkın sayılırsın aslında.

Erkek- Nazik davranmaya çalışıyordum.

Kadın- Hadi oradan.Beni tavlamaya çalışıyordun.

Erkek- Hayır çalışmıyordum.

Kadın- Bu çok belliydi.

Erkek- Öyle mi ?

Kadın- Evet.

Erkek- Nazikçe ve ustaca davrandığımı düşünmüştüm.

Kadın- Hayır, bayağı istekliydin.

Erkek- Barda sorduğun soruyla asıl sen istekliydin.

Kadın- Şey,...bir süredir seninle yatmak istiyordum.Biraz hafifmeşrebim, değil mi?

Erkek- Bilmem. Yöntemine garip bir şekilde saygı duydum.

Kadın- Güzel.

Erkek- Kravat bağlama konusunda hiç bir fikrin yok, değil mi?

Kadın- Hayır, hiç bilmiyorum.

Erkek- Bayağı olgunsun.Bir genç kıza göre.

Kadın- Ne zaman dönüyorsun?

Erkek- Toplantıya geleceğim ama biraz gecikeceğim.

01 February 2012

0000000860

10 sevgi puanı veriyorumun hikayesi...

Sevgilimin bir kız çocuğu var...

Sık sık gelip bana ödevlerini gösterir. Ben de öğretmen edasıyla bakarım.

Bir gün baktım öğretmeni gülen yüz çizmiş.

Karaladım hemen.

Altına muziplik olsun diye "10 sevgi puanı veriyorum " diye yazdım.

Tembihledim bir de.

Git öğretmenine göster böyle boktan şekiller çizmesin daha yaratıcı olsun diye...

Öğretmen küstü ama ,

Müfredatta " 10 sevgi puanı veriyorumla " çığır açtım haliyle :)

31 January 2012

0000000859

30 yıl önce rüyam da şimdi ki bu günümü görmüş gibi hissediyorum.

Kelebek etkisi gibi bir şey...

Bazı tipler olur reankarnasyondan bahsederler.

Şu an hissettiğim, sanki ben ölmüşüm bana format atmışlar ve tekrar kullanıma sunmuşlar gibi.Ancak önceki yaşamdan bazı silinmeyen dosyalar şimdi karşılaştığım durumlarda bana ön ayak oluyorlar.

Bazı karşılaştığım durumlarda sık hisseder oldum.

Dejavu gibi

Mesela şöyle ;

Bir inşaata giriyorum ve bir anlık dikkatsizliğim yüzümden ayağıma çivi batıyor.Şu an dan sonra biliyorum ki bir inşaata girsem ilk dikkat edeceğim şey yerde duran çiviler olacak.Ve böyle oluyor.

Rüyamda gördüğümü hissettiğim şeylerin belirli yıllar sonra önüme geldiğini hissediyorum.Rüyamın sonucu eğer kötü sonuçlanmışsa hatırlayıp rüyamdaki gibi davranmayıp içinde olduğum durumu kendi lehime çevirebiliyorum.

Ermişmiyim yoksa manyak mı ?
Beynimin bir oyunumu bu ? Ehliyetli biri konussun lütfen.

Süleyman geldi aklıma şimdi.

Kel Süleyman.

Bir gün durduk yerde bana beynimin içinde şişenin içindeki su gibi bir şeyler sallanıyor demişti.

Sonra psikiyatıra gösterdik.

Bir ilaç verdi .

Bir süre sonra Sülo bu seferde şeyim kalkmıyor hiç diye yakınmaya başladı :)

Dr . Ağır kortizonlu ilaç vermiş buna :)

Aman abi Psikiyatıra gitmek mi !

Deli deli dolaşırım daha iyi diyordu en son gördüğümde :)

Şu an kendimi simitçi gibi hissettim bak ! :)

Yine başladı.

0000000858

Benim için neyin gerçekten önemli olduğunu düşündüm ?
Uzun bir listem yok ama sıralamayı önem verme derecesine göre yazıyorum.

1.Ailem
2.Çalışıp para kazandığım işim
3.Sağlığım.
4.Arkadaşlarım.
5.Sahip olduğum mallar.

0000000857

"The Top Five Regrets of the Dying - A Life Transformed by the Dearly Departing"

Avustralya’da yıllar boyunca evlerinde ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, emekli olduktan sonra deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neye pişman olduğunu listeledi.

Bronnie Ware, "The Top Five Regrets of the Dying - A Life Transformed by the Dearly Departing" adlı kitabında ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu şeyin diğer insanlarla ilişkilerindeki ihmalkarlık olduğunu ileri sürüyor.

1. "Keşke başkalarının benden beklediği hayatı sürmek yerine düşlerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı." Ware’e göre insanlar, yaşamlarının sona erdiğinin farkına varıp geriye döndüklerinde düşledikleri şeylerin çok büyük bir kısmını gerçekleştirmediklerini görüyor ve pişman oluyor.

2. "Keşke bu kadar çok çalışmasaydım." Ware’e göre erkek hastaların büyük bir kısmı, işleri nedeniyle ailelerine ve dostlarına yeterince vakit ayıramadıkları için pişman oluyor. Ware, erkek hastaların büyük bir kısmının eğer bir şansları daha olsa dönüp çocuklarının kaçırdıkları anlarını yaşamak istediklerini gözlemledi.

3. "Keşke duygularımı dile getirmeye cesaretim olsaydı." Birçok insanın diğerleri ile ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak için duygularını bastırdığını söyleyen Ware, bastırılan duyguların insan sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkileri olduğunu ileri sürdü.

4. "Keşke arkadaşlarımla ilişkimi sürdürseydim." İnsanların kendi yaşamlarına çok fazla odaklanıp arkadaşlarıyla ilişkilerini yitirdiğini ancak ölüm yatağında fark ettiğini söyleyen Ware, ölmekte olan insanların en çok eski arkadaşlarını özlediğini söyledi.

5. "Keşke kendime daha çok mutlu olmak için izin verseydim." Çoğu insanın mutluluğun aslında bir seçim olduğunu ölüm anı gelene dek fark etmediğini söyleyen Ware, insanların rahat yaşamak uğruna eski alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kaldığını belirtti.

Alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyen insanların değişme korkusu yaşadığını ve daha fazla mutlu olma şansını kendi kendilerine yok ettiğini belirten Ware, ölüm yatağındaki hastalarının "Keşke daha çok gülseydim, keşke aptalca şeyler yapmaktan bu kadar korkmasaydım" diyerek pişmanlıklarını dile getirdiğini sözlerine ekledi.

30 January 2012

0000000856

Geçen söz travestilerden açıldı...

Sarhoş muhabbetiydi zaten kim açtı bilmiyorum? dediler.

Orda olmadığım içinde çarpıtılmış biraz kelimeler...

Ama şimdi merak edip telefonla aradım.Kimin açtığını öğrendim.

Özge açmış.

Sanırım kuyruk acısı var.Sarhoşken dökülmüş...

Harbiye de belli bir saatten sonra ve tarlabaşında travestiler çok olur...

Çoğu palazlandığı için artık harbiye taksim arasında arabayla takılıyorlar.

Bir gece 24 sonrası gece club dönüşü Harbiye Trt önünde kırmızı ışıkta yanımda civciv sarısı bir megane durdu.Kafamı çevirdiğimde bana bakıp sütyenini indiren bir kadın görünce neye uğradığımı şaşırdım.Sonra takip et işareti yapıp bastı gaza.

Nişantaşına geçtiğimden Harbiye Nişantaşı arasında peşinden gittim.Başta anlam veremedim haliyle ."Çılgın " heralde diye iç geçirdim. Sonra sağa sapıp Teşvikiyeye dönüp evin yolunu tuttum.

Arabayı park ederken birden dibimde bitti.

Camı açıp " Tatlım ne o keyfin mi yok ? " diye konuşunca anladım transeksüel olduğunu.

Keyfim yok diyip geçiştirdim.

O zaman bir daha ki sefere dedi bastı gitti.

Durum, o transeksüeli eve aldığıma kadar gitmiş ...

Özgeyi aradım.

Panikledi.

Kekeledi.

Sonra " geyik yaptık ya işte nolmuş ki ! ? " dedi.

Hala özür mesajları atıyor.

Söyleyin şuna kessin artık !

Moviemax premierde Jenifer Aniston izliyorum.

29 January 2012

0000000855

Anası çıktı kızım ev de yok dedi vayy vayy...

Bir daha telefonu yanınıza alırsınız inşallah fındık burunlum,kahve fincanı ağızlım :)

0000000854

Kahvaltı yapıcak saati geçmiş.
Geç uyandım.

Hava soğuk dışarıda bir kaç araba kornasından başka ses yok.

Sanki sabahın körü.

Uyanınca gayri ihtiyari pencereyi açıp soğuğu hissetmeyi ve sokağa bakmayı severim.

Şimdi biraz güneş kendini belli etmeye başladı.

Sevgiliye dışarı çıkıp branch önerdim ama ev de kalmayı tercih etti.

Kim bilir ne hazırlamayı düşünüyor kafasında ?

Sakallarım uzamış.

Saçlarımda ...

Bakımlı olmak için hiç iyi bir gün değil.

Uyanmaya çalışıyorum.

Ocak ayını hiç sevemedim.Bana güzel hisler hissettirmedi.

Sevmediğim ayların birden sonu gelsin istiyorum.

Ne bencilce değil mi ?

Herşeyi kendine uygun olmasını beklemek...

Herşey senin istediğin gibi olmasını beklemek.

Kendimi iyi hissedecek bir kahvaltıya ihtiyacım var.

Bana yine pastane yolları gözüküyor.

Gideyim bir şeyler alayım.

28 January 2012

0000000853

Seviyorum keretayı.

Fayse şunları yazmış ;

... ... Bil ki ; içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında , net konuşurlar … O kadınlar ... Keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında ... Bir kıyıda köşede ; gece sefası gibi açarlar ... O kadınlar ; afet-i devrandır ... Ve .... rakı içen kadının elleri güzeldir ... O kadınlar ; senden başkasını severlerken bile , seni incitmezler ...Rakı içen kadın ... Herkesle rakı içmez ve seninle rakı içiyorsa ... Senin için kalbinde ; en az , yüz elli metrekare daha yer vardır ...Ve sen ; bunu bildiğin için ... O kadına ; kalbinin tüm kapılarını , beklentisizce açmış ...Cebindeki tüm anahtarlarıysa ; hiç bulmamak üzere , yutmuşsundur ...Rakı içen kadın ... Cihanda sulhtur , ağdalı değil , nağmeli sever ... !

***** ***** ***** *****

Uzun zamandır sessizliğini koruyordu.Yaz diyorum manyağa ancak şu sıralar neyse söylemim yutuyorum .İnşallah muvaffak olur bir Teraziyle başetmekte :)

***** ***** ***** *****

Rakı pavyon içkisidir şekerim.

Erkeği maço ve kro gösteriyor. Biz italyan tipli ispanyol erkekleri Şarapla rokfor peynirini tercih ediyoruz daha çok.

Biraz daha batının romantizmini aldık son zamanlarda.

Dertli dertli gitmiyor artık elimiz kadehe...

Yumuşaktır ve zariftir dokunuşlarımız.Ellerimizde yumuşaktır.

Ama rakı içen kadını da severiz ,şarap içeni de...

0000000852

Kadınlarla yaşamak zor kardeşim.

Şimdi ki aklım olsa frelance takılırdım.

Bıktım ulan ! ...

Gardrobta bana zerre yer kalmamış :(

***** ***** ***** *****

Cumartesi kahvaltısı yeni bitti.Karnım değilde kafam doydu bu sefer...

Dün büyükşehire jest yaptım diyordum.

Kimse bilemedi ben de yorumları yayınlamadım.

Arabasız çıkmıştım Leventteki işime.

Metroya binmek değilde o merdivenlerden inmesi daha zulum geldi.

Acayip insan manzaraları var metro da.

Hepsi için ayrı makale yazılır.

Yanımda bir çift kumru vardı çok gençlerdi. Belli ki çocuk sevgilisini işe bırakmak için sabahın köründe ona eşlik ediyordu. Sevgi jesti.

Bu sevişememenin verdiği ateş insana sabahın köründe bokunu bile yedirir.

Kızmıyorum...

Sevişmek için evliliği şart koşanların kulaklarını çınlatıyorum sadece.

Ben ne zaman bu kadar modern oldum onu da bilmiyorum ?

Sevişmek için hep niyetimi açık etmiş biri oldum.Lafı dolandırmayı sevmedim.

Şimdi bir kadın için, sabahın köründe kalkıp ona metro da eşlik edeceksin deseler siktirin derim.

Şimdi başımdakilerden nasıl kurtulurum diye türlü numaralar düşünüyorum :)

***** ***** ***** *****

Gardropta topu topu 10 tane elbisem var hepsi kenara itilmiş.

Sabah kendime acıdım. Kapıcı bile benden daha iyi konbin yapıyor.

Atlet don oturasım geldi sofraya .

Üstüne bir de sabah konferansı dinledik.

Yok gardrobumda bir şey kalmamış,hepsini çöpe basacağım,giyecek bir şeyim kalmamış bla bla bla...

Konbin yapamıyormuş :))) Ne gülüyorum bu manyak kadınlara ya.

Giyime kuşama tapıyorlar...

Metro da gördüğüm çocuğa acıdım şimdi.

10 sene sonra benim durumuma gelecek.

Ne için ?

***** ***** ***** *****

Off ... bak şimdi kahvem geldi nasıl mutlu oldum.

Hemen alışverişe çıkasım geldi :)

İkna olmakta üstüme yok.

Ben de kızgınlıklar tülbent kuruyana kadar.

Çıkıp kardan arabamı temizlemem lazım.

Akşam gece clubune çıkacağım. O yüzden önce evi şenlendirmem lazım.

Benim de ikna tekniklerim var :)

Alışveriş ,yemek vs ...

Sabaha kadar özgür olurum :)

***** ***** ***** *****

Şimdi ısınmam lazım ...

Kanımı coşturan bir müzük açmalıyım sette.

O zaman Almanca bir şarkı açıyorum.

Hazır mısınız ?

Nationalteatern den geliyor " KOLLA KOLLA " götü :)

Ben öyle diyorum.

Hadi tıklayın bana.

O mana da değil lan :)

27 January 2012

0000000851

Saç diplerimdeki yağları tırnağımla kaşımayı çok seviyorum.

Koltuk altı rolon sürmessem o günü cenabet gibi hissediyorum.

Kaşıntı yapsa da pilavın üstüne karabiber,hıçkırtsa da kırmızı pul biber yemeye devam ediyorum.

Yaz kış çorapsız yatıyorum.

Klozete otururken kıçım üşüyecek diye ürperiyorum.

Ayak havlum olsa da banyodan çıktıktan sonra yer paspasına ayaklarımı silmeyi seviyorum.

Ev ayakkabısız yere ve halıya basamıyorum.

Arabamın teybi kaset çalarlı.

Kadının poposu güzel değilse benim için hiçbir şey ifade etmiyor.

Yazarken kurşun kalem tercih ediyorum.

Konuşmayı değil,yazmayı daha çok seviyorum.

Perdeleri kapalı evleri cezaevinden farksız görüyorum.

Yere tükürenlerin ağzına sıçasım geliyor.

Cepte 50 TL den fazla para taşımanın gereksiz olduğunu düşünüyorum.

Cimri ya da savurganda değilim.

Erotik filmler her zaman ilgimi çekiyor.

Telefonu sadece lazım olduğunda kullanıyorum.

Rüya yorumlarına sürekli bakar,günlük burç yorumlarını takip ederim.

Akşam yemeğinden sonra içilen kahvenin benim için değeri çok büyük.

Yalan söylüyorum ancak yersiz yalan konuşmaktan hoşlanmıyorum.

Sadelikten yanayım.

Tertip düzen hastasıyım.

Erken kalkmayı severim.

Cenaze namazlarına gitmeyi severim.

Gece alemini daha çok severim.

Tanımadığım insanlarla sohbet etmeyi severim.

Kariyer ve hırs aptalların uğraşısı.

Eğitim büyükşehirlerde gerekli ama benim ilişkilerimde çokta lazım değil.

Balık sevmem.

Pazara çıkmayı severim.

Belli başlı standartlarım yok.Her an değişim içerisindeyim.

Hayvan ya da bitki besleme alışkanlığım hiç olmadı.

Çanta taşımayı severim.

Sigara içmem,arada puro bulursam içerim.

Tv karşısında uyumak en sevdiğim huyum.

Ayrıntıda önemlidir,bütünde.

Kornaya basmayı hiç sevmem.

Misafir ağırlamayı severim.

***** ***** *****

Ne kadar anlatsamda beni tanıyamassınız ,sürekli değişirim.Sevdiğim şeyler sevmediğim şeylere dönüşebilir ya da tam tersi.

0000000850

Bugün büyükşehire jest yaptım.
Bilin ne yaptım ?

0000000849

Kar tipi şeklinde yağıyor.

Kar mı ? Güneş mi ? diye sorsalar...

Hayatı yaşamak hep iki seçenekli olsa...

Hep sevdiğimiz seçenekleri yaşasak...

0000000848

İddiacı tavır sergileyen biri değilimdir.Genellikle böyle durumlar içerisinde düştüğümde sevimsizleştiğimi farkettiğimden beri susmayı seçiyorum.

23 January 2012

0000000847

Bazı olaylar duygularımın derinleşmesine neden oluyor.

Özellikle eski konular gündeme geldiğinde ve en eski, unutulmuş isteklerim uyandığında. Radikal değişiklikler yapmak istiyorum ancak gerilim hissediyorum.

Hazır değilim 100 den sıfıra inmeye. Gerçi ben hep sıfırla bir arasında kendimi görüyorum ancak piyasa değerim 100 :)

Dikkatimi kendime odakladığımda şimdiye kadar bilmediğim yönlerimi keşfediyorum.Biraz sinir bozukluğu ve biraz da yorgunluk çekiyorum.

***** ***** *****

Ağzı bozuk yazmaya başlayınca istatistiksel verilerimde bir sıçrama oldu.İlginç bir değere ulaştığımı söyleyebilirim.Oysa yazılarım ne tag'li ne de başlıklar var.Tamamen google ucra köşelerindeyken ilgi artmış.

Bazıları var yakınlık kurmak istiyor sırnaşıyor. Şöyle bir sallayınca hemen dökülüyor :) Kendi kabuğuna çekliyor.

Oysa ben çok efendi kibar biriyim :)

Gündelik yaşamımda ağzımdan hiç bir kötü kelime çıkmaz.

Ama bu yanımda sevildi.

Geç kalmayarak kendime Jamie & Jamie lakabını taktım.

Bilmiyorum ne anlama geldiğini.

Kendimi iki kişi gibi görüyorum.

Ben ve ruhum.

Şimdilik idare ediyoruz.

Ruh tarafındaki jamie nin şu sıralar biraz tadı bozuk. Ben jamie ise biraz hastayım.Dinlenmeye ihtiyacım var.

Bugün uyudum.Benden beklenmeyen bir performans sergiledim.16 saat uyumusum.

Bir ara face açtım.NY da çektiğim bir kaç fotoyu yayınlamak için.Ondada Panpişin nerdesin mesajıyla karşılaştım.Mesaj yazınca faceteymiş yazıstık.

Uzun aradan sonra msn açtım.

İyi geldi,güzel geldi denecek muhabbetler ettik.Müzikler paylaştım.

NY da soda shop da başıma gelen ilginç estanteneleri anlattım :) Ben oraya soda shop ismini taktım lakin orası free night club.Ama ne free.

Belki götüm yerse bir gün burda anlatırım.

Ama elime tutuşturdukları sex partneri bulan cihazın fotografını face de paylaştım.Aradığınız kriterleri giriyorsunuz clubtaki diğer aradığınız kriterdeki kişiyi navigasyonla size bulduruyor.

Sonrası Havaryu ne varyu :)

Gerçi orasıda bizim kerhane gibi NYPD tarafından periyodik olarak basılıyormuş.

***** ***** *****

Batarya % 20 dilimini gösterdi yine .Ünlem yanıp sönüyor fişe takmassan ebene atlarım der gibi.

Artık başka sefere diyelim.

Ps : Zengin koca bulup Avrupaya yerleşen türk kızları vardır hani.Her yediği bokun resmini çeker koyar.Adananın çingenesidir mesela (adanalılar alınmasın misal diyorum ) durmadan foti koyar kırk yıllık avrupalı olmuşçasına.Hep eleştiririm böylelerini.Bugün bende aynı boku yedim.Gerçi iki foto koydum NY club ta çektiğim ama özetle yedim bikere o boku :)

Ben yaptım siz yapmayın allah aşkına.

***** ***** *****

Dayanamadım fişe taktım.Ebemi seviyorum ve daha yazacaklarım var.

Gecenin geç saatlerinde eski defterleri açmayı seviyorum.

Michigan state de okurken Ceastle 321 de oturan, ailesi koyu katolik bir flörtüm vardı.Koyu katolikler normalde bizim muhafazakar aileler gibi olurlar ama bizim yanımızda olun ne nane yerseniz yiyin diyen katoliklerdendi.

Beni ailesiyle ilk tanıştırdığı gece ev de domuz yahnisini dana eti diye bir güzel yemiştim.Düşündükçe hala midem böğürüyor ama o gece biz rahatsız olmayalım diye erkenden çekildiler köşelerine.Bizde odasında sabaha kadar sevişmiştik.Yatağın üstüne denk gelen tavanda karanlıkta parıldayan yıldızlar vardı.

O manzara sonrasında kendimi bir sübyanla birlikte oluyor duygusuna kapıldım.

Üstüne bir hafta acıyla işeyince.
Kızdan frengi kaptığımı söyledi dr :)

iki ay elimi şeyime sürmedim desem yeridir.

Şimdi bir film oynuyor oyuncuyu bir an ona benzetince aklımdan dökülü verdi.

Şarışındı.Normalde sarışınları sevmem ama şarışınlar bana hep nedense kolay geliyor.

İçten yanmalıları da seviyorum.Daima hazırlar.

Ama hüzünlü suratları daha çok beğeniyorum.Kendimi onların karşısında palyaço gibi görüyorum.Mutluluğa ,tebessüme ihtiyaçları varmış gibi.

Marijuana içip kafayı bulup ne yaptığını hatırlamayan tiplere de hastayım.Bir dönem Kemancıya bunun için takılmışlığım olurdu.

Şimdi, eski türk filmlerinde kırk tas suyla töğbe eden orospular gibi monogamistim :)

En doğru yol bu gerçekten.

Aile kurumuna,evlilik kurumuna saygılı olmak lazım.

***** ***** *****

Çok uyku yaramadı bana.

Çenem açıldı.

Düşünüyorum kendimle ilgili bir tespit mi yaptırsam.Ama bu bir resmi bir kurumdan olmalı...

Düşünüyorum ,düşünüyorum....

Karoşhi geliyor aklıma.

Diyorum sürekli sınav kağıdı okuyup değerleme yapıyorsun ya ....

Hani üniversitenizin ,hatta bölümünüzün öğrencilerine benim durumumu özetleyen bir kompozisyon yazdırsan.Bende resmi bir kurum aracılığıyla durumumu görsem ?

Hiç fena fikir değil sanki ?

Yorumculara danışamam tarafsız olamazlar.Bir kesim seviyor,bir kesim nefret ediyor :)

Bunu bir değerlendirelim kendi aramızda.

Hım ?

***** ***** *****

Bazen düşünüyorum bloga yazması için adam mı tutsam :)

Günde ikibin kelimeye 5 tl çalışır.

Bloguna kayıt ve yorum yapması için hediye dağıtan,lansman yapanlar var.

Neden olmasın ?

Belki istihdam yaratılır.

***** ***** *****

whay whay vay...
Kedi paspasa ne bırakmış.
Donut :)
Canımda regl olmuş kızlar gibi tatlı birşeyler çekiyordu.

Huzurlarınızdan ayrılmadan önce size playlistemdeki 11.şarkıyı yolluyorum.

Is You Is Or Is You Ain't My Baby

Hadi tıklayın bana :)

O mana da değil haa !

0000000846

ay ölüyorum ,hastayım :)

0000000845

Düş yakamdan :) ...

Yıllardır evlenemediğin yetmiyormuş gibi,

Evlilik konusunda tavsiye alınacak kişi ben olmadığını da bilmen gerekiyor.

Bir Teraziye aşık olup,gelip diğer Teraziden tavsiye almak ?!%...

Adamın kankası değilim ki ben :)

Çift danışmanına git.

Parasını ben vereceğim :)

Ben gitmiştim bir keresinde.

Bana "Hayattan beklentin ne diye sormuştu " bir fahişeye aşıktım o sıralar. Onu sokaklardan kurtarmak istiyorum demiştim :) Bu içten ve samimi davranışıma karşılık o da bir açılımda bulundu ve "preorgazmik" olduğunu söyledi. Bu normaldi o sıralar. Kadınların %70 i orgazm taklidi yapıyordu. En son ben onun danışmanı olduğumu anladığımda;

aramızda duygusal bir bağ gelişti ve ben sürekli kendimi onu orgazma ulaştırırmak için çabalayan birisi olup çıktım.

Yani biz Terazilerin ayarı biraz bozuk gerçekten...

Evlenmek istersin evlenmezler,yok dersin 1 ay içinde evleniyoruz derler filan...

Bir Teraziyle evlenmek biraz göt ister.Yani halusinasyon kişiliklidiler.

Balık burcu kadınları severler.Yesin içsin ,söz dinlesin,karışmasın,dırdır etmesin,nerde kaldın demesin,evinin kadını olsun,çocuklarının anası olsun,hoppalıklarını ve zamparalıklarını hor görsün isterler.

Ama sen tam bir cazgırsın.Piçsin diyecektim ilk aklıma gelmedi.

Adam Piç...Kadın Piç...

Yürümez şekerim.

Senin gibi bi tanesi daha gelmişti bir zamanlar tavsiyemi dinledi şimdi her gün hır gür,çatal kaşık havada uçuyor.

Hergün onları yatıştırmaktan çift danışmanı oldum.

Hadi canım...
Hadi.

İşine bak ,mesai saatleri içinde benle msn de ,
bi de diyor ki " ben aynı an da iki işi birden yapabiliyorum "
neden bir yerde tutunamadığın belli.

Elin adamını düşüneceğine beni düşünsene biraz.
Hastayım çorba kapıp gelsene. Sevgilim sinemada yalnızımda.
Bak işte flörtözüz bir Teraziler.

Ayda bir görüştüğün Terazi kimbilir ne cacıklar yiyordur :)

22 January 2012

0000000844

Eskiden dünyayı değiştirmek isterdim.Şimdi ise odadan biraz asaletli çıksam yeter.

0000000843

Nasıl manken olurum ?

Bu soruyu çok sık duyuyorum.

Açıkçası,çoğunlukla içgüdü.

Ama tabi temel kurallar var.

Geometriye benzediğini düşünmek daha güzel bence.

Çizgiler ve açılar.

21 January 2012

0000000842

Seviştikten sonra hangi burç ne der ? baktım :)
Terazi : Sen mutlu olduysan ben de mutlu oldum hayatım.
Doğru söze ne denir :)

0000000841

Çocukluğumda bir komşumuzun karabaşı vardı.

Sokakta bulup apartman kapısının önünde bakarlardı.O bir köpek değildi de bizim bir arkadaşımız gibiydi.Uzağa kaçan topları ona getirtirdik.Sokak kavgalarına onunla giderdik.En büyük sırlarımızı onun yanında konuşurduk.Sırdaştık ,yoldaştık.

Birgün rahatsız olan bir kaç komşu yüzünden uzak ormanlık bir alana bırakmak zorunda kaldık.O zamanlar köpek sığınma evleri yoktu.

10 gün sonra bir an da geri geldi.Yüzünde terkedilmişliğin hüznü vardı.Biraz sevgi gösterince affetti bizi.Büyüklük dersi verdi.Bir köpeğin ağlamaktan gözlerinin mahsunluğu ile o yaşlarda tanıştım.

Sonra karabaşla beraber o komşularımızda taşındı.

Acılara,ayrılıklara,hüzünlere alışılsa da bir gün bir blog okuyunca yeniden o hüznü ve acıyı duymak aslında o acının sende iz bıraktığının göstergesidir.

20 January 2012

0000000840

Britney Spears 'in annesiyle içli içli dertleşir gibi söylediği ,sevdiği adamın kötü birisi olmasına rağmen ona aşık olduğunu vurguladığı " criminal" şarkısı beni ilişkiler konusunda düşündürür.

Mantığın yönetemediği ilişkiler vardır.

Ne buluyorsun onda dediğin.

Fiziksel çekim bazı zıtlıkları bir arada tutar.

Ya da fiziksel çekim yüzünden mantıksız işler yapabilirsin.

Belki de herkesin doğru yaptığı yalnış,yalnış yapanların ki doğrudur bu hayatta.

Yaşamadan bilemessin.

Hepsi ayrı bir tecrübe.

Ruhun tatmin oluyorsa,kısa da olsa mutlu oluyorsan...

Britney Spears gibi etrafındakilere " Mama ,please don't cry,I will be allright " diyebilirsin.

Dürüst bir itiraf anı, yaptığın tüm yanlışları mazur görmelerini sağlayabilir.

Ama anlatılan o şeytan fıkrasındaki gibi de olmasın :)

***** ***** *****

Ps: Fıkrayı merak edenler şimdi coment yağmuruna tutmadan anlatayım.

Adamın biri her gün bir kadınla birlikte olup sonrasında " allahım şeytana uydum beni affet " diye töbe ediyormuş.Sonraki gün yine bir başka kadınla birlikte olup " allahım şeytana uydum beni affet derken şeytan dayanamış ve çıkıp "ulan şerefsiz sikip sikip ne üstüme atıyorsun " demiş.

19 January 2012

0000000839

Yatağa gelmiyor musun ?
diyen sevgiliye verilecek en güzel cevap.
sunacağın güzel seçeneklerin varsa evet yanıtı her zaman şanş yaratır :)

0000000838

Kısasa kısas diyorsun :)

Oysa benim fikrim değişmedi.

Sen çabuk değiştin.

0000000837

Bin 700 küsür blog takip ediyorum.Ancak beş parmağın sayısını geçmez yorum yaptığım.Gelen yorumları okuduktan sonra çoğu zaman delete ediyorum.Bir çoğuna da kendi blogumdan cevap veriyorum.

Bunun farklı bir sinerji yarattığı düşüncesindeyim.

Okuyucunun " Yine ne saçmalamış bu " dediği türden yazılar gibi görünse de bir yerlerde giriş gelişme ve sonuç kompozisyonlarının en can alıcı kısmı olabilir.

"Akıllı adama yarım kelime kafi" yazıları...

Tabi akıllılar anlar yine bunları.

0000000836

Muhafazakar arkadaşlarımdan en komiği Halitül Halit'tir.

Günde 5 vakit namaz kılar,hadi Aksaraya Nadyayı görmeye gidelim dediğimde de koşar adım gelir.Bir keresinde bunu fena işlettim.Okuyorsa küfür içerikli yorumlarına eyvallah diyeceğim.Pornoya düşkünlüğünü bildiğimden önüne al yeni porno filmi diye Microsoftun cd attım.Gözleri ışıldadı pezevengin.Hevesle gitti eve :)

Ertesi gün geldi.Gece herkesin uyumasını beklemiş,sonradan da geçmiş dvd karşısına takmış cd çalıştırmış.Görüntü yok haliyle :) 1 saat kadar uğraştım açılmadı dedi ama ben gülmemek için zor tuttum kendimi :)

Bende açılıyor dedim.

Puştluk bu değil mi :)

0000000835

Nasıl iyi hissediyorsan öyle davran.

"Blog aleminin kaşarıyım" demiştim bir postumda.

Hangisi olduğunu unuttum.

Arayıp bulunuz...Kaç numaralı yazı olduğunu.

Blog aleminde,kendini bilmenin en iyi yöntemi,kendin olmak.

Ben hataya çok düştüm.

Yıllarımın bir kaçı kendim olmaktan uzak maymun kılığında yazmakla geçti.

Sonra dedim kendime ulan göt.

Kendini ne sanıyorsun.

Patatesten kaşara dönmem böyle oldu işte :)

0000000834

Yarın ölcek gibi bir hisse kapıldığımda,neyim var neyim yok dağıtıyorum.O an sahip olduğum hiç bir şeyin gözümde değeri kalmıyor.Ferrarisini satan bilge de ki keşiş gibi, herşeyi satıp kendimi dağlara ,bozkırlara vurasım geliyor.

Bu acayip bir his.Saçıp savururken içimi de bir huzur kaplıyor...

Sanki ölmüşte cennete gitmiş gibi.

18 January 2012

0000000833

Tam Orhan Pamuk'tan bahsedecektim .Real madrid ,Barcelonaya gol attı...

Kapattım .

Dikkatimi dağıtıyordu.

Söyleyeceklerim kısa zaten.

Orhan Pamuk için Türkleri kötüledi diye Nobel aldı dediler.Bir kesim insan kitaplarını almaz oldu.Soba da yakan milliyetçilerde oldu ...

Her gün otobüste,metroda ,apartmanda ve Tc sınırlarında yaşadığımız her yer de bir türk diğerini kötülemiyor mu ? En azından ben .Her ağzından çıkan kelimenin sonuna Adana şivesiyle Amına goyim diyen Adanalıları kötülüyorum.

Söyleyin Amerikalılara bana da nobel ödülü versinler...

Orhan Pamuk okunur kardeşim.
Karl Marx ta okunur.
Hatta Kama sutra da :)

Aşk koltuğu pozisyonu da hiç vazgeçemediklerimdendir hani.

14 January 2012

0000000832

Senden hiç "elektrik" alamıyorum istanbul :)

0000000831

Ben hep insanların çıplak hallerinin her zaman en doğal ve sahici olduğuna inanırım.Çünkü götün ,başın açıkken saklayacak bir şeyin olmaz.En sahi olduğu zamandır insanın ıssızlığı.Yalnızlığını kabul etmek meziyet. Çıplaklığını da...

Çünkü her giysiyle bir ayıbı örteriz içte.

Bir insan ne kadar şatafatlıysa o kadar acınacak haldedir.

0000000830

Sen öyle san...

Uyandığında gün aynı şekilde başlayacak ancak tüm ihtiyaçlarını karşıladığında görmeyi umduğun değeri bulmak istediklerin tekrar hatırına gelecek ve aynı acı tekrar tekrar başa saracak.

Yetişkinlik ipi diğerinin eline vermek istemediğinde ,çekişmeye başlayınca başlıyor.Hayat hep bu "yalan dünya " etrafında dönüyor.Tersini yapıp teslim olduğunda ise hakettiğin ve layık olduğun değeri göremediğin için bu sefer acılanıyorsun.

Acılar birinden göç ettiğinde katmerleşir.

12 January 2012

0000000829

Hayat biraz daha yol gösterici olsana.Pratik hayatın içinde karşılaştığım sorunların çözümlerini rüyamda görmemi sağlasana...

11 January 2012

0000000828

Ju ju ju juliet :)

All the things you do they drive me mad

Ju ju ju juliet :)

I love ...

0000000827

Modern Talking ile nostalji yapıyorum ""you can win if you want "" arada eser böyle .

05 January 2012

0000000826

Geçen merdivenlerden inerken içimden "maşallah" uzun zamandır hastalıktan uzağız diye iç geçiriyordum.

Sen misin birşey düşünen...

Zırt telefon hastalık haberi yetişti :(

04 January 2012

0000000825

Kronolojik olarak her yıl stüdyoya girip kendimin vesikalık fotoğrafını çektiriyorum.Bu kendimdeki değişimin takibini yapmama olanak sağlıyor.

İnsanın duygusal ve tepkisel değişiminin ispatı biraz zor olsa da, fiziksel değişimin takibi daha kolay olabiliyor.

Mesela 1993 yılından 2002 yılına kadar saçlarımdaki beyazların sayısı tek tük diye adlandırılırken, 2003 ve 2012 arasında neredeyse saçımda siyahlıklar tek tük duruma gelmiş.

20 yaşımla 35 li yaş aramdaki kilo farkı da 8 kg.

15 yıl da aldığım kilo hep karın kası civarında olmuş.

Yani zenginler gibi göbek yapmışım :)

Bir de nedense ruhen hiç yaşlanmıyorum gibi geliyor bana.

Zaman bendeki değişimi genellikle fiziksel olarak yapıyor şeklinde ifade edebilirim kendimi.

***** ***** *****

Şimdi birden ;

Ne acı değil mi ? Ölecek olmamız. Şeklinde konuyu değiştirsem :)

Etrafta ölen olmasa hiç inandırıcı gelmiyecek valla :(

Hep bir şeye başlarken ki heyecanım ile biterken ki heyecan birbirinden farklı olur.

10 yaş ile 30 yaş arası hayat muhasebemi "müthiş heyecanlıydı". İstekliydim,azimliydim,hırs ? Hayatımda hiç hırs yapmadım o yüzden hırs benim lügatımda olmadı hiç.Şeklinde ifade edebilirim.

Şimdi;

35 ve sonrası... için.

"Eski vosvoslar gibiyim." değerim biliniyor ama ne fayda ...

Heyecan duymuyorum.Sabah oluyor uyanıyorum,akşam oluyor yatıyorum.

İstek ve arzuları NE İÇİN ? sorusuyla törpülemeye başlamışım.

Flulaşmış eski değerler...

Bugün ve bugünden sonrası aynı Babamın bozuk plağı gibi "eski günleri" mi yad ettikçe "hey gidi hey hey günler " şeklindeki iç geçirmelerim sıklaşacak...

Tedavülden kalkıncaya kadar bu daha da sıklaşacak.

Üzgünüm :( Böyle olmasını ben istemiyorum ama ...

Malesef :(

03 January 2012

0000000824

Süpriz gelişmelere her zaman olumlu bakamıyorum.Bu beni huzursuz ettiği durumlarda gelişebiliyor.Ancak son zamanlarda gelişmelere farklı bir gözle bakmaya başlayınca beni huzursuz eden düşüncelerden kurtulmaya başladığımı ve özgürleştiğimi görüyorum.

Bugün isteklerimi tekrardan gözden geçirmek niyetindeyim.Bunu periyodik zamanlarda sık sıkta yapmam lazım ki kendime vermiş olduğum sözü tutayım.

2012 kendime olan güveni yükseltmeye başladı.

01 January 2012

0000000823

Bir amortim bile yok :(

Aşkta kazanmaya devam öyleyse :)

31 December 2011

0000000822

Son yıllardaki dileğim hep şu cümleyle başlar oldu;

Bu yıl bitmeseydi keşke...

Hatta zaman 30 yıl öncesinde 7 yaşımda ki yılbaşı gecesinde,fırında iç pilavlı hindinin piştiği,bizim ailece meyve,çerez yiyip tv de dansöz seyrettiğimiz,parasına tombala oynadığımız yıl da dursaydı.

Ben hep 7 kalsaydım...

Babam,Annem yanımda olsalardı. Hiç yaşlanmasalardı.

***** ****** ******

Bugün Annemi kahvaltıya aldım.Benim yarım olmuş nerdeyse.Küçüldükçe küçülmüş geldi bana.

Babamı şikayet etti durdu :)

Sitemi ve şikayeti aslında çok sevdiğinden.

Bir de dün geceyi yıl başı sanmış biletini getirmiş yanında bak bakalım diye.

Gözleri eskisi gibi görmüyor.

30 yıl önceki Annem gitmiş yerine benim 7 yaşındaki çocuk halim gelmiş :(

Son günlerde peşpeşe rüyalarımda Annem ve Babamı ölmüş olarak görüyorum :( Ruh halimi siz düşünün işte.

Rüyalarım her zaman bana yol gösterir.Ve nehikmetse hepsi gerçek olmuştur bugüne kadar.

Bu durum aklıma geldikçe, sürekli gözlerimin dolmasına sebep oluyor.

Hiç değilse bu yıl bari zaman dursun. Herkes olduğu gibi kalsın.

***** ***** ******

Kahvaltılık poğaça almaya çıktığımda çöpleri karıştıran Babam yaşında bir beyfendi ile göz göre geldik.Kaçırmak istedim gözlerimi, ona baktığımı ve acıma duygusu hissettiğimi anlayıp ezilmesin diye ama pek mümkün olmadı.Aç olduğunu hissederek elimdeki poğaça paketini uzatıverdim gayri ihtiyari. Aldı mutlu oldu.

O an onun için yılbaşı oldu.

Bense bu gece arkadaşlarımla yılbaşı programlarında karnımı doyurup eğleneceğim.

Savuracağım benliğimi her bir yana.

Sabah gözlerimin dolmasına sebep olan tüm düşünceleri, Annemi, Babamı hatırlamayacağım.

***** ***** ******
Acizim...

Çok büyük hem de.

Bir de utanmadan yeni yıl bahanesiyle zaman dursun,sağlık,mutluluk,başarı,para vb şeyler getirsin istiyorum.

Bu yıl kaç kişiyi mutlu edecek bir şeyler yaptım ?

Kaç kişi başarılı olsun diye destek oldum ?

Kaç kişi hastalandığında yanı başında oldum ?

Kaç kişiye çıkarıp para verdim ?

....

Acizim değil mi ?

Benim bir şey isteyecek yüzüm kalmadı.

Bari siz dikkat edin sizin olsun.

30 December 2011

0000000821

Hayat bana hem güzel hem de çok tuhaf.
Nerde bir ağıt yakılsa ben yalnışlıkla o ortama gülerek giriyorum...
Nasıl bir ders vermek istiyorsa hayat bana, ben de anlayamıyorum ?
Benim üzerimden başkalarını mı sınıyor acaba ?

0000000820

bi evlensen de kurtulsak ! :)

29 December 2011

0000000819

Hakkımda çıkan asıllı dedikodulara Barış abimle cevap veriyorum :)

Yaz dostum..
Güzel sevmeyene " ADAM " denir mi ?

0000000818

Bana benzeyen öldü.

0000000817

Ben senin kırıp kırıp tamir etmeye çalıştığın bir oyuncağın değilim.
Dönmem sana.

0000000816

Nefretin denklemi ;

Korku +Cehalet = Nefret

Kendini eğit +Korkunla yüzleş = İnsan ol.

0000000815

Bu ay ki sadakamı nasihat olarak vereceğim...

Kendini bir bok sananlara gitsin...

"Yapabileceğinden fazla sorumluluk yüklenirsen bunun baskısını da hissetmen çok doğal.Her oyun birinci level'le başlar.Senin yetkinliğin ve becerin yoksa ne diye istersin 10 levelden başlamayı..Emeklemeden yürümeye kalkışırsan düşersin."

27 December 2011

0000000814

Kırar göğsüne bastırmak isterken...

0000000813

Last Night ,,,

İlişkilerin geldiği noktalar bazen iki uçurum açar önünüzde...

Beklersin önce kim düşecek diye...

Senden hoşlanan meslektaş mı ? yoksa eski sevgili mi ? derseniz.

Eski sevgiliyle köpek gezdirip eski günlerin muhakemesini yapacak kadar amerikalı değilim.

Benden hoşlanan meslektaşımla havuzda yüzmek daha iyi fikir gibi geliyor.

Tabi yüzmesini biliyorsan...

0000000812

Başıma gelen tüm orospuluklar; ne zaman kendime namuslu olacağım diye söz verdiysem o zaman geliyor.

0000000811

Haydi hep beraber yapalım...

Google tıkla...

Fizy yaz...

Müzik Fizy tıkla...

Fizy arama çubuğuna " bülbülüm altın kafeste" yazıp entere bas...

Tümünü oynatarak bir şarkıyı farklı şekillerde dinleme şansına eriş...

Tercih sıram. 2-4-6-7

0000000810

Güne isteklerimi gözden geçirerek keyifle başladım.

Sıradan,basit ve erişebilir isteklerdi hepsi.

Gün sonunda tamamlanmış olması muhtemeldir yani.

Sevdiklerime yılbaşı hediyesi için aldığım ürünleri verme de kararsız kaldıkça gidip sürekli yeni hediyeler aldığımı farkettim.

Bu kararsızlığı mı aceleci davranmama yoruyorum.

2012 de süprizlerle karşılaşmak ve Ani heyecanlar yaşamak kimin hoşuna gitmez ki ! ?

Yıl sonu ya, iletişim, haberleşme trafiğim hiç susmuyor olması ve arayanların eski dostlar olması bir hayli moral bulmama sebep oldu.

Ne kadar keyifli ve moralli olsam da Salı ya bugün,
yine de sevemiyorum günü...