09 May 2009
0000000179
08 May 2009
0000000178
07 May 2009
0000000177
06 May 2009
05 May 2009
0000000175
04 May 2009
0000000174
03 May 2009
0000000173
İnsanı kendinden farklı diğerinden uzaklaştıran bu ayrım bu egodan çıkıyor esasında. Egon senden daha baskın olanların olduğu ortamlarda silik bir karekter olacağını düşündürüyor ve sindirebileceğin ya da silik insanların olduğu ortamlara kaymana,oluşturmana sebebiyet veriyor.
02 May 2009
0000000172
01 May 2009
12 April 2009
0000000170
11 April 2009
0000000169
10 April 2009
0000000168
Keşke denizden direk göğe yükselseydi de ailesi "Yaşıyor " ümidini hiç kaybetmeseydi.Ama ben ümit ediyorum ki o toprağın altından çıkacak ve tekrar annesinin rahminde hayat bulacak.Tanrım bu ümidimi boşa çıkarma.
09 April 2009
08 April 2009
0000000166
07 April 2009
0000000165
06 April 2009
0000000164
Bazen insan herkesin gördüğünü göremez.Akıllı olmak ,çok kere aptal duruma düşmekten geçer
05 April 2009
0000000163
”Zihin geçmişe ışık tutan en güzel kütüphanedir”
Çocuklar için geleceğe dönük yapılacak en büyük yatırım,onların zihninde hatırlanacak hoş anılar bırakmak olmalıdır.Biraz bu yönde de girişim yapmakta fayda var.
04 April 2009
0000000162
”Güzel anların olduğu karelere kendimi iliştirmek istiyorum”
Gözümü yumduğumda ise hiç uyanmak istemeyecek kadar çoğalmış ve uzun olmasını.Bir de kollarımda sen olursan düşünemiyorum.03 April 2009
0000000161
02 April 2009
0000000160
01 April 2009
0000000159
31 March 2009
0000000158
“Bir insanın cinselliğinin derecesi ve türü,aklının en yüksek doruğuna kadar uzanır” Nietzsche
Cinselliği üremek için yapılan bir eyleme kadar indirgeyip örf ve ananelerin arkasına sığınır olduk.Daha ileri gidecek olursam kendin fırsatını yakaladığında yaşamak isteyip en yakınındakilerin böyle şeyleri yapmalarını ayıp,haram,günah vs olduğunu savunuyorsan aklındaki cinsellik derecesinin seviyesini belirlemiş oluyorsun.30 March 2009
29 March 2009
0000000156
28 March 2009
0000000155
27 March 2009
0000000154
26 March 2009
0000000153
25 March 2009
0000000152
24 March 2009
0000000151
23 March 2009
0000000150
22 March 2009
0000000149
21 March 2009
20 March 2009
0000000147
19 March 2009
0000000146
18 March 2009
0000000145
Öyle olması için bu yola baş koyanlardan değilim !
17 March 2009
0000000144
Uyduracaksın hayatın ritmine adımlarını,tökezlesen de düştüğün yerden daha güçlü kalkıp yoluna devam edeceksin ve sana el vermeyenlere sen düştüklerinde iki elini birden vereceksin....
****
Yollar ne uzun ne kısadır.
Çukurlar engebeler hep var,
Paçama yolların çamurları bulaşsa da
Ben her daim fırçalayabilirim paçamı.
Çünkü
Diğer gün ve ondan da diğerinde umudum hep var.
16 March 2009
0000000143
Sana hoşçakal demem biliyorsun.
Sadece karaya çalmadan gece ,ayrılık sevmeden bizi çıksam iyi olacak.
15 March 2009
0000000142
Boğazıma inen düğümleri, ne kadar göz yaşı döktüysem çözemiyorum.
14 March 2009
0000000141
13 March 2009
0000000140
Bu gece,kederliyim,beterim
Eski günleri anıp
Kelimelerin kökünü kazıyorum.
Sadece,
düşünüp,umup, yudum yudum seni içiyorum
Bu gece
kederliyim
beterim
hasretim.
12 March 2009
0000000139
11 March 2009
0000000138
Nedendir bilinmez,bir yanım hep orospuları sever...
10 March 2009
0000000137
09 March 2009
0000000136
08 March 2009
07 March 2009
0000000134
06 March 2009
0000000133
05 March 2009
0000000132
04 March 2009
0000000131
03 March 2009
0000000130
02 March 2009
0000000129
Mutlulukların en naifi kendimizi mutlu hissettiğimiz anlardaki düşünceler değilmidir?
Dışardan gelmesini beklemek yerine zihni kendimize odaklamak gerekir.
01 March 2009
0000000128
Aşk olgunluğuna erişmenin yolu terkedilmekten geçer.
Hazmetmeyi becermişsen eğer olgunlaşmıssındır demek.
28 February 2009
0000000127
27 February 2009
0000000126
En güzeli kendini kendinle dinlemektir.
26 February 2009
0000000125
Asıl bundan daha önemlisi ve zoru,güven elde edip herşeyi yaşadığınız kadına hiçbir şey yaşamamış gibi davranmak ve aynı saygıyla yaklaşmaktır.
25 February 2009
0000000124
Başkasının arsızlıklarını bir kitap aracılığıyla okumak edebiyat oluyorken bugün içimden geçen arsızlıkları bir kadının kulağına fısıldasam düşman kazanmama vesile olur.
İnsanın kendi içindeki arsızlıkları tölere edip,başkalarının arsızlıklarına olan bakış açısına eleştirel yaklaşması ve tenkit edici olması ? Düşündürücü...
24 February 2009
23 February 2009
0000000122
Oysa ben hep sana sarılıp teninin kokusunda kaybolmuş biri olarak kalmak isterdim.
22 February 2009
0000000121
21 February 2009
0000000120
20 February 2009
0000000119
19 February 2009
0000000118
Kadın : Ne düşünüyorsun ?
Erkek : Bu gece yaşadıklarımızın neden sonsuza dek sürmeyeceğini düşünüyordum...
Erkek : Ve bunun ne kadar yazık olduğunu.
18 February 2009
03 February 2009
0000000116
02 February 2009
0000000115
01 February 2009
0000000114
29 January 2009
0000000113
0000000112
18 January 2009
0000000111
17 January 2009
0000000110
16 January 2009
0000000109
Seks eğer risk taşıyorsa her zaman tatlıdır.
21 December 2008
0000000108
13 December 2008
0000000107
0000000106
24 November 2008
0000000105
Yanımda olduğun kadar bir o kadar da uzak gelen akisinin yansıması baş döndüren etkisini gösteriyor.Aklımda hala anlattıkların,ağlarken yüzüne süzülen gözyaşlarının pırıltısı yüreğimi deliyor.Elimi uzatıyorum seni çekebilmek için bu yalnızlıktan tam uzanırken ben düşüyorum.
Kabuslarla uyanacağım bir gece yine.İçimden geçirdiklerimi sana anlatmak isterken anlatamamanın kördüğümleri kalbimde ilmik ilmik örülüyor.Döndürebilsem keşke akreple yelkovanı temmuzun yazına,üzerime sinen kokunu içime çekebildiğim eşsiz zamana ve gelebilsem yine beni ıslak saçlarınla karşıladığın sabaha.
23 November 2008
22 November 2008
0000000103
21 November 2008
0000000102
20 November 2008
0000000101
19 November 2008
0000000100
Ben başlardım sen dinlerdin,sen anlatırdın ben kederlenirdim.
Böylece gecelerin ortak dili olmuştuk sen ve ben,biz gibiydik.
Ben öylemi sanıyordum yoksa?
Ben içince kendimi ne çok şey sanıyordum.
Ödün vere vere gelinmiş aşk üzerine gündem kurduğumuz gecelerden birindeydik.Sessizdi ortalık başbaşaydık.Bir şişe açtık kederimize diye başlayan,Kırmızı rengin tutkusunda,sen karşımda ben karşında yudumluyorduk aşkı.
Ruhumu ve bedenimi kaplayan ay ışığı üzerimize vururken kırmızının esaretinde ne çok şey konustuk.Dudaklardan dökülen sessiz sözcüklerin derin anlamlarında kaybolduk.
Dinlediğimiz şarkının en hoşumuza giden kısımlarında birbirimizi aklımıza getirip sonra da aklımızı başımıza defşirdiğimiz anlarda mutlu olduk.
Farklı boyuttaydı aşk,Boyut değiştiriyordu sanki.
Kırmızının saçtığı ateş yakmaya başlamıstı içimizi.Durdurmak istercesine yelkovanla akrebi sokulduk geceye.Dudaklarımda dudaklarının ıslaklığını hissettiğimde içimi yakan ateşinle hoyratça savruldu bedenlerimiz.
O andan sonra hatırladığım,
İçimde yalnızca aşk vardı.
18 November 2008
0000000099
17 November 2008
0000000098
16 November 2008
0000000097
Özgüvenimi yeniden kazanmak için kendi özeleştirilerimi yapıp, gerçekleri kulak arkası etmemek, işime daha kolay gelen davranış biçimi olmaya başladı.
15 November 2008
0000000096
Para ve Seks...
Bu konuda,
Kendim hakkında şunu söyleyebilirim yalnızca.
Para da cömertim ....
14 November 2008
0000000095
13 November 2008
0000000094
Belirli yaşta sıkıcı gelenin bir süre sonra vazgeçilmez hale gelmesi.
Daha gençken haraketsiz gelen yer sıkıcı gelir,orta yaşlar da ise servet ödemeye razısınızdır.Böyle de açıklanabilir.
Asıl servet içimizdemi yoksa,bunumu anlayamıyoruz?
12 November 2008
0000000093
Bir erkeği boşamak,kadının içindeki kini,nefreti durduramaz.Bir kadın,erkeği aldatıyorsa iki sebebi vardır.Birincisi sekse olan bağımlılığı, diğeri ise cezalandırma iç güdüsünü devreye sokup bitiremediği evliliğinden ve kocadan intikam alma isteğidir.
11 November 2008
0000000092
Bu yanılgıya genel de erkek daha çok düşer.Bayanlar daha nazik ve ince ruha sahip olduğunu söyleyebilirim.Artık öğrendim hatalarımdan ders çıkarmayı.Sevişmek için çiçek bahane ve araç olmamalı.
10 November 2008
0000000091
09 November 2008
0000000090
Anlaşılan,
İstanbulda ıslanmış bugün benim gibi...
08 November 2008
0000000089
Korktukları bekaretin bozulmasından çok orospuluk damgasıyla yargılanma endişesidir.
Asıl orospuluk nedir ?
Bekareti evlenmeden bozdurmakmı ?
Sonuna kadar her şeyi, her sevgiliyle yaşayıp evlendiği erkeğin koynuna bakire girmek mi?
07 November 2008
0000000088
06 November 2008
0000000087
Kuşandık en saf ve temiz elbiseleri bedenlerimize.
Sonra atıldık tüm cesaretimizle.
Kimimiz yorgundu,kimimiz genç,yaşlı,kadın,kız
Hepimiz aynıydık.
Akislerimizi peşimize takıp sürükledik serüvenlerimizi.
Kah oraya,kah buraya.
Gölgeler gerçeği hiç yansıtmadı ki! Peki biz gerçeğin ne kadar yansımalarıydık?
Hiç.Gölgesi kadar olamadık.
Herşey gizemli,bilinmeyen çok.Savrulduk,savruluyoruz.
Hayat bir perdeyse,ışık vurdurun üzerime öyleyse,gölgem beni yansıtsın.
Yüreğine maviyi dolayan şehrimde,o maviliğin kıyılarında,bir bedenin mahrem yerlerinde dolaşır gibi dolaşıyorum.Akşamdan koynuma doladığım o aşiftenin deniz gözleri,parfüm kokusu sarıyor zihnimi.İçimin serinliği kızgın alevlere dönüyor.Kefken'li yosmam.Yeni yetme bedeni,sevmesini bilmeyen körpe yüreğiyle,rakıma ve peynirime dost.Yatağıma ortak.
Geçenlerde elinde,yağmurun şiddetli bir gürültüyle yağdığı gecelerden birinde,cam kenarına kurulu masamda bulduğu,eskilerden kalma yazdığım dizeleri fısıldayarak girdi içeriye.''Suya vuran aksim neden gerçeği yansıtmıyorsun?''Islak saçlarından damlayan su tanecikleri kağıdın mürekkebini dağıtırken.Dişlerinin arasından tıslama gibi duyulan sözleri ezber ediyordu.
Anladım dedi usulca.Sessizliğinin arkasına sakladığın bu büyük kelimelerin nedenini.Saklıyorsun gerçeği.Ve gerçeği görmemek için,sürekli içiyor,sürekli yazıyor ve sevişiyorsun.Bu yüzden buradayım değilmi?
Bazen zeka beden gibi oradan oraya savrulmaz.Mavi gözlerinde ufuklara daldığım körpe sırdaşım, zekasını savurmamış bedeni gibi.Kötürüm annesi,birde küçük kardeşi için feda etmiş herşeyi ama su gibi berrak duruyor hala yüreği.
Sessizlik hakim oluyor bir süre,taksiye binip giderken camı aralayıp bakışı bıçak gibi kesiyor.
Yüreğine maviyi dolayan şehrimde,o maviliğin kıyılarında,bir bedenin mahrem yerlerinde dolaşır gibi dolaşıyorum.Kafamdan silip dünün geçmişini,suya vuran aksim gibi oraya gömmek ve bir daha hiç çıkarmamak istiyorum.
05 November 2008
0000000086
Güneşin batışını izlemenin ayrı bir keyif olduğunun farkına vardığımdan beri,her fırsat bulduğumda bu manzara karşısında yerimi alıyorum.
Hüzün bulaşmış bir kere her yanıma, aklımdan neler geçmiyor ki!İnsanı dinginleştiren bu ulvi manzara karşısında sakinleşmemek,hayale dalmamak imkansız gibi.
Kaç kişi böyle manzara karşısında kin ve nefret duygusu güdebilir?En katı kalplere bile derin nufuz edip tesirine alan,yumuşatan,özel bir gücü olduğuna inanıyorum.Bu akşam güneşin batışı,gökyüzünün aldığı kızılımsı renkler,içimdeki dünyama farklı ışık saçtı.
Farklı duygularla etrafın gürültüsüne aldırmadan kendi sessizliğimde bu manzarayı teneffüs ettim.Derin hayaller kurdum.
Eskilere gittim.Çok eskilere ...
Her akşam tekrarlanan ayin gibi,sandalyeme kurulup ayaklarımı uzatıp izlediğim manzara eşliğinde,gelip kucağıma oturup boynumu öpüp sevişmek istediğini söylediğin günlere.
Şimdi daha olgun selamlıyor bu manzara beni.Ben o günlerin geçtiğinin farkında daha suküt içerisindeyim,değişen onca şey olmasına rağmen tek değişmeyenin bu manzara olduğunu düşünüyorum.Ne hikmetse içimde aynı havayı uyandırmayı beceriyor.
Bir güneş daha batıyor,ben bir hayalden daha çıkıyorum... ''
04 November 2008
0000000085
Hatırlarsam eğer,bir köşe başında sessizken gece, ıslak yağmurlar altında bedenlerimizin o kısa birlikteliğini hatırlar seni düşünürüm.
Güzel olan çabuk biter ve heyecanlı olur der vurgunu yiyenler.
Kaç kadın ıssız bir köşe başında kendini sana vermeye hazır olur ki ?
Bense hep bu kadını ararım.
Zaman böyle anlarda hızla akar sabah olur farkedemem.
03 November 2008
0000000084
Alkollüyken insan en doğal hallerini sergileyebiliyorken ben bunu neden beceremiyorum?
Abartıp ağzım yüzüm şişinceye kadar içmek,gömleğimin düğmelerini açıp,rüzgara karşı yalpalaya yalpalaya,yüzüm de mağrur bir edayla çevreye aldırış etmeden bağıra çağıra yürümeyi neden gerçekleştiremiyorum.
Koyuvermek,aldırış etmemek,ruhumu rüzgarın önüne sermek....
Oto kontrol değilmi? Her zaman iş başında.
Yalnızca kapına dayandığım,hayıflanmadığım,hor görülmediğim gecelerde sabahlara kadar seviştiğimiz anlarda devre dışı.
Bu da sarhoşken gidilecek başka yerim olmamasından kaynaklanıyor.
02 November 2008
0000000083
Sabahları ereksiyon olmuş şekilde uyanmak feci oluyor ve 15 dakika da yazı yazılmayacağını bildiğin halde, seks yapmanın yeterli süre olabileceğini düşünerek geçirmek güne hiç iyi başlanmayacağının belirtisi.
01 November 2008
0000000082
Ilık bir duş kaslarımı gevşetir her zaman.Ve böyle zamanlarda gözlerimin önünde canlandırdığım,serpilerek büyüyen,büyüdükçe güzelleşen narin düşüncelerim olur.Yine böyle gecelerden biri.Ilık bir duş sonrası.
Düşüncelerimle beraber gevşeyen bedenime ”James Blunt-Goodbye my lover” eşlik ediyor.Ne zaman bu şarkıyı çalsam bulunduğum ortam daha düşünceli hale giriyor.Düşüncelerimi sevdiğim şarkılar eşliğinde kurgulamayı seviyorum.
Birde ortam mum ışığıyla aydınlanıyorsa piyanonun tuşları aklımı düşünceden düşünceye sürüklüyor.James Blunt şarkılarının doğaçlama söylenmesi,enstrumanların tınısının doygunluğu ve belirginliği nedense bana çok romantik geliyor.
Hangi dilde yazılırsa yazılsın her duyguya eşlik eden bu romantik akım müziği bulunduğum ortamda beni kutsuyor.Kutsanmış,derin hülyalara daldığım,gevşek gecelerden birini yer minderine sarılıp karşılıyorum.
Duvar diplerinde yanan mumlar bir kez daha düşüncelerimi aydınlatıyor
Sonra aklıma ve düşüncelerime eşlik eden ”James Blunt-Googbye my lover” bitiyor ve ben kapıldığım hayallerden gerçeklerin arasına yeniden karışmak üzere dalıyorum.
29 October 2008
0000000081
Güzellik nedir ki Şehvetli olmanın yanında ?
Şehvetle önünüzde eğilmiş ve sevişmeyi arzulayan kadının o an güzelliği gözünüze çarpar mı ?
Şehvet gözünüze perde indirir ve siz bastıra bastıra ve her defasında daha hızlı içinizi zerk ederken önünüzde aralanmış vajinaya, güzelliğin neyde gizli olduğunu bilemeyecek kadar arsız olursunuz o an.
Şehvet tüm güzellerin maskesini yatakta düşürdüğünden beri daha kalıcıdır...
20 October 2008
0000000080
Eylemsizlik,durgunluk,miskin'lik...
Şeytan yine bana dadanıyor.
Gecenin sessizliğine vuruyor düşüncelerimin aksi.
Gündüz ki halimi,geceki halimle takas ediyorum kuşandığım yerde.
Tenha zamanların rüyaları farklı olur.Düş seviciliğim veryansın ediyor böyle zamanlar da.
Neyin var?
Bişeyim yok!
Terazinin miskinliği gelip geçer.Bugün bu kefem ağır basıyor anlaşılan.
Bu da geçer,birazdan bir kırmızı alırım
Sabaha bişeycikler kalmaz görürsün.